Soluk soluğa kalmış bir vaziyette, kaldığı eve doğru yaklaştı Esengül. Yazması saçlarından kaymış, havanın yakıcı sıcağından dolayı, yüzü ve gözleri kıpkırmızı olmuştu. Yol boyu koşar adım ilerlerken, kendisini tanıyanlar, perişan hâline kafa yorsalar da pek kimseyle doğru düzgün muhabbeti olmadığı için nedir bu halin demekten çekindiler. Yüzüne baktılar fakat yanına yaklaşamadılar. Oturduğu üç katlı binanın bahçe kapısına ulaşınca, gürültüyle açtı. Birinci katta bulunan Güllü teyze balkonda ki çiçeklerini suluyordu. Beyaz demirin üzeri renkli desenlerle şekillendirilmiş, oval kapının sesini duyunca, gelenin kim olduğunu görmek için korkuluklardan tutup aşağı doğru eğildi. Gelen Esengül dü. Hani şu yıllardır tanıdığı Sevgi ebenin, sonradan meydana çıkan akrabası. Soğuk bir kız dı fakat

