Ömer bugün aşağı köylerden önemli birinin düğünü için neredeyse elli-altmış kaşığı yapmak adına, zorla koptuğu kollardan dükkana ilk defa ayağını sürüyerek gelmişti. Aklı sürünüyor yetmezmiş gibi bütün uzuvları direniyordu. Geldiğinden beri hiç durmamış, vakit gece yarısına az kalana kadar çalışmıştı. Elinde tuttuğu son kaşığı da yonttuktan sonra, diğerlerinin yanına koydu.. Etraftaki talaşları süpürgesi ile bir güzel temizledi. kaşı gözü hatta saçları bile un yağmış gibi bembeyazdı.. Üzerindeki tozu da eliyle gelişigüzel temizledikten sonra işi bitirdi. Bu gece eve geç kalmıştı ki zaten daha da gecikecekti. Her gece gizli saklı gittiği yere bu gece son kez uğrak vurduktan sonra, aydın günlere kucak açacaktı inşallah.. Kapının arkasındaki dolapta birçok gece giydiği siyah kıyafet

