Esengül Bir çöl görüyorum.. Sarımtırak toprağı kendine örtü etmiş, ucu bucağı olmayan bir çöl. Üzerinde toprağından başka hiç bir canlının olmadığı bir yer. Başımı yukarı kaldırıyorum, yukarısı tıpkı bastığım yer gibi. Tek mavisi var. Bir pamuk tanesi kadar bulut yok. Mavinin altında cayır cayır yanan kirli sarının arasındayım . O sarı ki toprağa sadece ateşini sunmuş. Ayak basıyorum. Toprak kızgın. Bastığım yer alev alev yanıyor.. parmak aralarım sarı kumlarla doluyor. Karanlığın içinden birdenbire çöle geçiyorum. O çölün ortasında bir tek ben varım. Koşuyorum. Çok hızlı koşuyorum. Hangi yöne gideceğimi bilmeden dizlerim büküle büküle çıkış kapısını bulmaya çalışıyorum. Dilim, dimağım kuruyor. Su görmeyi umuyorum. Çölde olmadığını bildiğimden mi nedir direk gökyüzünden medet

