Güneş ışınları odaya dolarken sırtım yatak başlığında, kucağımda Zahir'le hala onun yatağındaydık. Birkaç dakika sonra Zahir gözlerini açmıştı. Uyuduğu süre boyunca sürekli sayıklamış ve arada yine ağlamıştı. Ona yardım etmek istiyordum ama elimden sadece saçlarını okşamak geliyordu. Yine de sanki işe yarıyordu çünkü biraz olsun sakinleyebiliyordu o zaman. Onun için endişeleniyordum. Daha önce onu hiç böyle görmemiş olmak beni telaşlandırıyordu. Onun şehrine ilk defa ayak basıyordum. Yollarını bilmez, ıssız sokaklarını tanımazdım. Onu nasıl, nerede bulacağımı bilmiyor, her adımımda biraz daha kayboluyordum. Nasıl iyi olacaktı? Nasıl kendine gelecekti? Ne yapmalıydım? Onun eskisi gibi dimdik ayakta durması gerekiyordu. Ben kendimi bildim bileli dimdik ayakta durmaya zorlanmıştım. Tek

