Aliye nenenin söyledikleri Ahuzar'ın aklında dönüp dururken önüne bırakılan bici biciyi bile doğru düzgün yiyememişti. Dalgın ve etraftan kopuk bir şekilde geçen zaman, Mahir ağabeyinin gelmesi ile nihayetinde sona ermişti ve toparlanıp eve dönmüşlerdi. Bu süreç boyunca Kamer denen adam ile kovalamaca oynayan yeşil gözleri genç kıza hiç iyi şeyler hissettirmiyordu. Zira gözleri dönüp dolaşıp kaçtığı adamı buluyordu. "Meryem?" dedi dalgın bir şekilde ince parmaklarının arasında kıvırdığı etli yaprak sarmasını tencereye bırakmadan hemen önce. "Mahir ağabeyi ilk gördüğünde ne hissettin?" Meryem, sardığı sarmayı tencereye atarken yüzünde hülyalı bir gülüş peydah oldu. Dalıp giden bakışları ışıltı doluydu. Mahir ile Meryem'in aşkı ilk görüşte filizlenmeye başlamış bir çiçekti. İkisinin s

