Deniz, kapıyı kapatıp bir- iki dakika sakinleşmek için bekledi. Andy'nin yanında ağza alınmayacak şeyler söylememek için bunu yaptı. Gerçi türkçe olarak da çok güzel sıralayabilirdi içinden geçenleri. Ama bu defa Andy, kendisini fazlalık gibi hissedebilirdi. İçeride nasıl bir ortamın oluştuğunu bilmediği için daha fazla beklemeyip içeri girdi. İkisi karşılıklı koltuklarda oturmuş öylece duruyorlardı. Deniz, duruma normallik katmak için söze girdi. "Andy, Kerem benim Türkiye'den eski bir arkadaşım." "Evet kendisi ile tanıştık. O da arkadaşın olduğunu söyledi." Andy Kerem'in bakışlarından rahatsız olup " Fazla geç olmadan ben gideyim. Yarın yoğun bir gün olacak." dedi. Ayağa kalkıp Kerem'e, tanıştığına memnun olduğunu söyledi ve kapıya yöneldi. Deniz'de peşinden gitti.

