Noyanın ağzından kan gelmeye başladığın da hızla yanına gittim ve diz çöktüm " noyan" dedim panikle. Noyan başını kaldırdı ve gözlerime baktı, göz rengi yeşilden kırmıza dönmüştü " gidin dedim" dediğinde babam koluma girdi
" Alisa hadi kızım" dedi.
Kolumu babamdan kurtardım ve hızla noyanın kolunun altına girip onu yerden kaldırmaya çalıştım, babam nefesini dışarı verdi ve oda noyanın diğer kolunun altına girip kaldırdı. Arabaya yaklaşıp arka kapıyı açtım, noyan yavaşça göğüsünün ortasını tutarak arkaya bindiğin de bende peşinden bindim. Babam kapıyı kapatır iken " vampir yaralı bu taraftan" diyen bir ses duymamız ile babam bakışlarını oraya çevirdi.
Noyan " hadi sene ne bekliyorsun" diye bağırdı. Babam bakışlarını çekti ve arabanın kapısını kapatıp doğruca sürücü tarafına dolanıp arabaya bindi. Babam bindikten sonra kontağı çevirip motoru çalıştırdı ve son sürat olduğumuz yerden ayrıldık.
Bakışlarımı noyana çevirdim " iyimisin" diye sordum. Noyan başını salladı, öne doğru eğildi " arabada pense yada bıçak var mı" diye babama sordu. Babam torpido gözünü açtı ve içine elini atıp bir tane sivri bir bıçak çıkardı. Noyana uzatıp
" seni böyle zayıflattığına göre ya gümüş yada" dediğinde " ökse otu" diyerek noyan babamın sözünü tamamladı ve elinden bıçağı aldı.
Bana baktı " başını çevir bakma bana çünkü yapacağım şeyi kaldıra bileceğini düşünmüyorum" dediğinde başımı çevirdim, zaten kan görünce bile kusa bilen biriydim bide noyanın. Neyse.....
" özür dilerim Alisa ama" başımı çevirmeden " neden" demiştim ki tam göğsümün ortasın da bir sızı hissettim. Elim anında göğüsüme gittiğin de noyan
" lütfen dayan" dedi.
Ruh eşi olmak bu muydu cidden....
Bir süre sonra göğüsümde ki sızı geçer iken noyan " bitti" dedi. Bakışlarımı ona çevirdim, elin de bir mermi vardı. Ve dikkatle parmaklarının arasında çevirdi
Gözlerini kısarak mermiye baktı sonra da
" tam tahmin ettiğim gibi ökse otu" dediğinde babam dikiz aynasından baktı
" hiç şaşırmadım, amaçları seni öldürmek değil seni zahıflatmak" dedi. Noyan elin de ki mermiyi avucuna aldı ve sıktı
" kimden çıktığını biliyorum bu fikrin" dediğinde. Panikle " dikkat et" diye bağırdı. Babam bakışlarını yola çevirdi ardından son gücüyle frene bastı. Ani frenle öne doğru sendeler iken bakışlarım ön camdan dışarıya kaydı.
Dışarı da tahminen 10 kişiyi geçik adamlar vardı, hepsi de oldukça tehlikeliydiler Bakışlarımı noyana çevirdim " buldular mı bizi" diye sordum panikle.
Noyan kaşları çatık bir şekilde yola bakmaya devam etti " hayır" dedi ve arabadan indi sonra da babama " alisayı götür burdan gerisi bende" dediğinde babam " nasıl yolu tıkamışlar" dedi.
Noyan eli ile ormanın içini işaret etti " şurda bir patika yol var ordan gidin peşinizden gelmelerine izin vermem" dediğinde hemen noyan dan tarafa kaydım. Pencereyi açıp başımı dışarı uzattım. Noyanın bakışları beni buldu
" merak etme avcılar değil kolay kolay zarar veremezler gidin siz" dediğinde
" dikkat et" dedim. Noyan başını salladı ve adamlardan tarafa gitti. Babam ise direksiyonu ormandan tarafa kırdı ve noyanın dediği gibi patika yol ile ormanın derinliklerine daldık.
****************************************
Noyan karşında ki adama öfke ile baktı onun ardında ise bitmek bilmeyen bir özlem...
Ama kendisi de biliyordu ki karşında ki adam gaddar ve kendi çıkarları için ailesini sata bilen biriydi, hatta satmıştıda.
" ne istiyorsun" dedi soğuk kanlı bir şekilde. Karşında ki adam ona doğru bir adım attı, ondan biraz uzundu ve büyük bir cüsseye sahipti, noyan karşında ki adamın gözlerinde ki merhametsizliği görmesi ile bir adım geri attı. Adam ise noyanın bu hareketine dudağının kenarı ile güldü.
" ne o kardeşim" kollarını iki yana açtı " özlemedin mi beni" diye sordu. Noyan ise aksine kaşları çatık bir şekilde bakmaya devam etti, kendisi de biliyor du ki karşında ki adam bir an da ortaya çıktı ise kendi çıkarı için bir şeyler yapmak için olduğunu biliyordu.
Noyan başını iki yana salladı " hayır" dedi sadece, karşında ki adamın bakışları değişir iken kollarını serbest bıraktı, bir çırpıda noyanın yakasına yapıştı, tek eli ile havaya kaldırdı, noyan bir kez olsun öfke ve nefret dolu bakışlarını ondan çekmedi, aksine gayet rahat ve sakindi.
" bana itatsizlik etme küçük kardeş" dedi dişlerinin arasından, noyan ise sadece güldü " kardeş der iken" diye sordu. Adamın bakışları kısa bir süreliğine değişti, sonra tekrar eski öfke dolu haline döndü " kim olduğumu unuttun sanırım" dedi dişlerinin arasından. Noyan küçümser bir şekilde güldü " asla unutmam abi" dedi.
Abi kelimesini öyle bir vurgu yapmıştı ki, abisi noyanı tanımış ise bu tonun altında ki öfkeyi ve nefreti hissederdi.
Abisi noyanın ses tonun farkına varmış olucak ki noyanın yakasını anında bıraktığında, yere iki ayağının üzerine Düşüp dengesini sağladı, abisinin gözlerinin içine bakarak yakalarını düzeltti. Yüzüne küstah bir ifade takındı, abisi ise " bu hallerin senin sonun olacak noyan" dediğinde noyan güldü " kim, kimin sonu olur bilmiyorum ama tek bildiğim" abisine doğru bir adım attı, nefretle gözlerinin içine baktı " artık ben eski ben değilim, bir savaş başlayacak ise o savaş ben olurum" abisini küçümser bir şekilde süzdü.
Abisi patlamaya hazır bir şekildeydi, noyan ise umursamadan abisinin arkasında duran adamlara " aklınız var ise bu adamın peşinde durmazsınız çünkü" abisine baktı " kendi çıkarları için insanları satmayı sever" dediğinde abisi bir öfke ile noyanın göğsünden ittirdi.
Abisinin ittirmesi ile noyan arkaya doğru savruldu, çevik bir hareket ile ayaklarının üzerine düştü, başını abisine kaldırdı, abisi noyanın ona bakması ile hızla geriye doğru bir adım attı Ve adamların arasına saklandı Çünkü noyanın gözleri kan kırmızısı, vampir dişleri ise çıkmıştı, bütün vampirler bilirdi ki. Bir vampirin gözü kırmızı ise gücü oldukça güçlü olurdu, yenmesi imkansız yenilmesi zordu.
Noyan güldü, bir abisine adım attı, noyanın adım atması ile adamlar da bir adım geri attı. Noyan bir adım attıktan sonra durdu, karşında ki adamlara küçümser bir bakış attı " hepiniz korkaksınız" dedi küçümser bir şekilde sonra adamların arkasından ona bakan abisine
" Sana söyledim, bir savaş olacak ise o savaş ben olurum" dilini dişlerinde gezdirdi, bu hareketi oldukça korkunç olacak ki karşında ki adamların gözlerin den kısa süreliğine tedirginlik geçti.
" savaş istiyor isen buradayım Alex hodri meydan, bu savaşı birimizden birisi kaybedecek ama kaybeden kişi ben değil sen olacaksın çünkü seni kendi ellerim ile öldüreceğim" dediğinde abisi adamların arkasından çıktı " beni bilirsin küçük kardeş, ben senden 10 kat daha kurnazım" noyan güldü " sen kurnaz ol" kollarını iki yana açtı " Ben vampirlerin kralı noyan" dedikten sonra kollarını indirdi, normal insan formuna döndükten sonra. Son kez abisine küçümser bir bakış attıktan sonra arkasını döndü ve ıslık çalarak yolda yürümeye başladı.
Noyan keyifle yolda gider iken abisi arkasında öfkeden köpürür bir şekilde öylece kaldı, noyan gider iken arkasından
" bunu sen istedin noyan madem savaş diyorsun bundan sonra olacaklardan sen sorumlusun asıl savaş şimdi başlıyor" diye bağırdı, noyan arkasını dönmeden
" eğer avcılardan fırsat bulursan abi" dedi yine abi kelimesini vurguladı ve hızla
gözden kayboldu.