Elini hafifçe kaldırdı, nefesi o kadar yakınımdaydı ki, içimde bir şeyler kıpırdadı. Gözleri dudaklarıma kaydı, ben de istemsizce nefesimi tuttum. Tam bana yaklaşmış, dudaklarını dudaklarıma değdirmek üzereyken… Birden kapı hızla açıldı. “Baran Bey akşam yemeği için” Ayşe’nin sesi, aniden aramızdaki tüm elektriği paramparça etti. Baran hızla geri çekildi, ben de şaşkınlıkla olduğum yerde kaldım. Ayşe, olan biteni fark edip bir adım geri attı, yüzü hafifçe kızarmıştı. “Şey… Rahatsız ettim sanırım…” diye mırıldandı, gözlerini kaçırarak. Baran arkasını dönüp derin bir nefes aldı, sanki kendini toparlamaya çalışıyordu. Ben ise olduğu yere mıh gibi çakılmış halde, nefesimi yeni yeni düzenleyebiliyordum. O an ne diyeceğimi bilemedim, çünkü ne yaşadığımızı ben bile tam olarak anlayamamıştım.

