Geçmiş: Kapının açıldığını duyduğum an sırtımı dikleştirdim. Ellerim önlüğümün üstünde, parmaklarım birbirine kenetlenmişti. Derin bir nefes aldım. Ayak sesleri taş zeminde yankılanırken, Baran Bey'in ağır adımlarla içeri girdiğini hissettim. Başımı kaldırdım. Üzerinde koyu renk bir takım elbise vardı. Gömleğinin düğmeleri biraz açıktı, yakası hafif dağınıktı. Ceketini çıkarıp elinde taşıyordu. Saçları her zamanki gibi hafif dağınıktı ama asıl dikkat çeken şey yüzündeki sert ifadeydi. “Hoş geldiniz Baran bey.” Baran Bey göz ucuyla bana baktı, sonra gözlerini kaçırarak ceketini sandalyenin arkasına attı. Sessizdi. Her zamanki gibi… “Yemeğinizi hazırladım,” diye devam ettim sessizliğini bozmayacağını bildiğim için. Baran Bey ellerini ceketinin cebine sokarak bana doğru yaklaştı. Gözle

