Ayşe odadan çıktıktan sonra bir süre yatağımda sessizce oturdum. Bekliyordum. Baran’ın dönmesini, mesajlarıma cevap vermesini, bir şekilde görmezden gelmemeyi… Ama telefonum hâlâ sessizdi. Ayağa kalkıp pencereye doğru yürüdüm. Dışarıya baktım. Gece olmuştu, soğuk rüzgâr camlara vuruyordu. İçimde tuhaf bir sıkıntı vardı. Baran’ın nerede olduğunu bilmiyordum ve bu beni yiyip bitiriyordu. Tam derin bir nefes alıp içeri dönecektim ki aşağıdan gelen sesle irkildim. Bir telaş… bir hareketlilik… Kalbim hızlandı. Ne olduğunu anlamadan kapıyı açıp hızla merdivenlere yöneldim. Koşar adımlarla aşağı inerken avlunun ortasında Baran’ı gördüm. Sonunda gelmişti. Ama yüzü karanlıktı, gözleri öfkeden yanıyordu. Karşısında Ömer Ağa dimdik duruyordu. Ayaklarım merdivenlerin başında çakılı kaldı. Ömer A

