Baran arabayı park ettiğinde içimde tuhaf bir heyecan vardı. Mardin’in sokaklarına adım attığım an, içimi tarif edemediğim bir his kapladı. Belki geçmişin ağırlığı, belki bilinmezin verdiği tedirginlik… Camdan dışarı baktım. Konağın heybetli kapısı önünde birkaç adam bekliyordu. Hepsi Baran’ın çalışanları olmalıydı. Tam o an, Baran kapımı açtı. Beni dışarı davet ederken gözlerimin içine baktı. Bakışları her zamanki gibi derindi ama bu sefer sanki içinde bir uyarı saklıydı. Anlamaya çalışarak ona baktım. Sonra yavaşça arabadan indim. Sıcak hava tenime çarparken, karşımda duran adamlar saygılı ama dikkatli bakışlarla bizi izliyordu. Baran yanımda dimdik duruyordu. Güçlüydü, kararlıydı. Ben ise bu topraklarda neyin beni beklediğini bilmeden derin bir nefes aldım. Konağın kapısına adım attığ

