Kapadokya'nın sarp kayalıklarında anlatılır ki, zamanın birinde yasak bir aşk uğruna peribacaları gözyaşıyla oyulmuş. Genç bir kadın, sevdiği adamla kavuşamadan ayrılmış, onun anısını kayaların içine işlemiş. Derler ki, o kadın her gece sevdiğinin adını fısıldar rüzgâra, ve rüzgâr, onu arayıp durur vadiler boyunca... İşte ben de şimdi o kadının gölgesindeyim; adıma yankılanan her fısıltıda, içimde bir şeyler sarsılıyor.” - Eski Kapadokya Efsaneleri'nden; Efsanenin Küllerinden *** Dila İki saat geçmişti. Tam iki saat önce Halil, saatli bir bombayı kucağıma bırakmıştı ve çekip gitmişti. Uyuşmuştum, bir hayalet gibiydim. Arkasında nasıl kaldıysam dakikalarca öyle durmuş, en sonunda kendime geldiğimde de ilk yaptığım iş içinde bulunduğum yeri dağıtmak olmuştu. Kaç dakika sürdüğünü bilme

