Üçüncü kattaki oda ardımızda kaldığında konağın içi bambaşka bir hâl aldı. Merdivenlerden inerken taş duvarların serinliği tenime çarpıyordu. Bu konak sadece büyük değildi bakışları olan, nefes alan bir yerdi sanki. Demhat önde yürüyordu. Ben bir adım gerisinde. İkinci kata indiğimizde balkon kısmına doğru açılan geniş alanı gördüm. Uzun ahşap masanın etrafında aile çoktan yerini almıştı. Adımlarımızın sesi duyulduğu an, masadaki herkes aynı anda başını kaldırdı. Sessizlik çöktü. Bakışlar üzerimize yapıştı. Ölçen, tartan, karar veren bakışların ağırlığı altında omuzlarımı dik tuttum. Masaya doğru ilerlerken içimde tanımlayamadığım bir gerginlik vardı. Yanımda Demhat olmasına rağmen yalnız hissediyordum. Çünkü bu masaya sadece bir kadın olarak değil, yeni gelin olarak geliyordum. Zına
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


