Rezzan kimseye görünmeden evden çıktı. Selman gece dönmemişti, sabah dönmemişti akşama dönüp dönmeyeceğini bilmiyordu ama artık canına tak etmişti. Taş köprünün olduğu yere geldiğinde ağabeyini aradı. ‘’Ağabey!’’ dedi telefon açıldığında. ‘’Ne oldu?’’ dedi Emir doğrudan. Kardeşinin sesinden bir sıkıntısı olduğunu anlamıştı. ‘’Yanıma gelir misin? Konuşabilir miyiz?’’ ‘’Kocan olacak adam mı bir şey yaptı? Yaptıysa yanına gelmek yerine doğrudan ona gideyim.’’ Emir sigarasını yakmak için çakmağını çıkardığında gördüğü ruj şekliyle iç çekti. Kendi dertlerini çözemeden bir de kardeşinin derdi çıkmıştı. İçinden küfrede küfrede çakmağın ateşiyle sigarasını yaktı. ‘’Hayır taş köprünün oradayım, bekliyorum.’’ Rezzan telefonu kapatıp köprünün kenarına oturdu. Bütün gece kocasının sözlerini düşünm

