Benimle Evlenir misin?

1615 Words
"Bunca zaman neredeydin?" Ahmer sevdiği kadının sorusuyla duraksadı. "Rüyam işimle yada görevimle ilgili konuşmam yasak." "Ama Ahmet..." "Rüyam güzelim merak etme seni endişelendirecek bir şey yok inan bana üstesinden gelemeyeceğim şeyler değil." "Eminim öyledir ama kolun hiçte öyle demiyor." "Haklısın tamamen benim dikkatsizliğimden." "Tamam işte bende onu diyorum. Bir daha böyle tehlikeli görevler olmasın." "Nasıl yani anlamadım?" "Diyorum ki hayatını tehlikeye atacak görevlere katılmanı istemiyorum." "Ama güzel gözlüm bu benim işim." "Olabilir bende sevgilinimmmm." diye şirince burnunu sevdiği adamın boynuna sürtüp öptü. Ahmet o dakika ne diyeceğini unuttu. "Hem biliyor musun?" "Neyi?" "Sensiz günlerde neler geçti aklımdan sana kavuşamayacağım diye aklım çıktı günlerce ne uyudum ne işime konsantre olabildim. " "Çok üzgünüm Rüyamm." "Üzülme üzülme nasılsa bir daha gitmeyeceksin." "O nasıl olacak?" "Seni nikahıma alacağım ve evimin erkeği olacaksın." dedi ve karşısında donup kalan adama bakıp kahkaha attı. Üstü kapalı evlenme teklif etmişti Rüya ve Ahmet beklemediği itirafla ne diyeceğini bilemedi. "Bunu genelde erkekler demez mi?" "Ohooo sana kalsa daha çok beklerim. Ben biliyorum o altı ayın nasıl geçtiğini. İşimi şansa bırakamam Ahmet yüzbaşı ya benimsin ya benimm." deyip kendini gösterdi. "Evlen benimle başka çaren yok." diye de ekledi. Ahmet karşısındaki kızın kendine olan sevgisine açık sözlülüğüne hayran kalmış Rüya da kaybolmuştu. "Ne oo kabul etmiyor musun yoksa? Vallahi dağa kaçırırım seni ona göre." diye ekledi. İşte bu Ahmet'in kahkahasına sebepti. İnce uzun parmaklar ve 60 70 kğ ağırlığıyla 120 kg adamı kaçıracaktı öyle mi? Ahmet şimdi görürsün deyip üzerine çıkıp tepeden sevdiğine baktı. "Buna düpedüz rol çalma denir doktor hanım." "Ne rolü?" "Sana evlenme teklifi edecektim ama sen önce davrandın." "EE ne yaparsın komutanım erken kalkan yol alır seni beklesem ohoooo" diye elini havada salladı. Ahmet tuttuğu gibi elini ağzına sokup parmaklarını emmeye başladı. "Zaten kendimi zor tutuyorum şansını zorlama istersen Rüyam bir lokmada yutuveririm seni." dedi çocuk kandırır gibi. Rüya da altta olmasına bakmaksızın bacağını bacak arasına yaklaştırıp sürttü. "Tutma komutanım elinden alan mı var?" dedi kaşları havada. Ahmet ya Allah deyip üzerine eğildiği kadının dudaklarını tümüyle dudakları arasına esir etti. Rüya burnundan nefes alıp veriyor üstündeki adam ile kendini harika hissediyordu. Galiba Rüya beklemesinin mükafatını alacaktı. Ahmet bir ara çenesine doğru diliyle yalamaya başlayınca Rüyanın ağzından "Immmhhhhh" diye bir inilti koptu. Ahmet başını boynuna gerdanına indirip elbiselerin üzerinden öpmeye başladı. Memelerinin üzerine nefesini verip ağzına aldı ve sütyensiz koca memelerin uçlarının dikilmesiyle diliyle dokundu. Rüya aklını kaçırmak üzereydi. "Ahmettttt Ahmetttt " demeye başlayınca başını kaldırıp "Yavrummm" deyip dudaklarını emmeye başladı. Rüya adamını kollarının arasına güçlükle sıkıştırıp öpmeye devam etti ve inlemeleri bir an bile susmadı. Ahmet'in aklı başına geldiğinde duraksadı. Rüya anlayıp hemen gözlerini açtı ve gözleri kapalı nefesini düzenlemeye çabalayan adama baktı. "İyi misin? Galiba seni çok zorluyorum?" "Haklısın yavrum dayanılmazsın sadece beraber uyuyacaktık ama halimize bak." deyip kendini yatakta yana attı. Rüya hiç düşünmeden göğsüne yatıp elini sırtına sardı ve Ahmet'in göğsünü öptü. "Seni çok seviyorum Ahmet çok seviyorum"dedi. Ahmet denmesi gereken ne varsa sevdiği kadının çekinmeden söyleyişiyle hem mutlu olmuş hemde mahçup hissetmişti. Doktor Rüya duygularını saklamadan sevdiği adama sunmuş ve bunun rahatlığıyla gözlerini kapamıştı. Ahmet koynunda tıslaya tıslaya uyuyan kadınına bakıp sabaha dek saçlarını sevdi. Rüya gece boyunca bir milim bile Ahmet'ten ayrılmamış hatta bazen sımsıkı sarılıp adını sayıklamıştı. Ahmet bu güzellik karşısında nasıl dayanacağını düşünüp hemen evlenmeliyiz diye karar verdi. Yarın ilk işi anne babasını arayıp hazır görev dönüşü izni de varken Rüya'yı anne babasından isteyip nişan nikah bir arada çıkartıp iki daireyi bir daireye düşürmekti. Rüya uykusunda Ahmet diye inleyince eğilip sevdiğine baktı. Rüya galiba Ahmet ile beraberdi hali öyle görülesiydi ki yatışını düzeltip sırtı üstü çevirdi ve kendi de özgür kaldı. Yavaşça yatakta kayıp sevdiği kadının tshirtünü sıyırdı ve dik haldeki memelerini yavaş yavaş öpmeye başladı. Rüya her öpücükte daha keyifli oluyor kendinden geçiyordu. Bir ara Ahmet'e kendini sürtmesiyle Ahmet elini pijamasının üstünden bastırdı Rüya inleyince boşalacağını anlayıp devam etti. Rüya kedi gibi Ahmet'in eline sürtüne sürtüne boşalmış rüyasında bile Ahmet'i sevdiğini söyleyip durmuştu. Ahmet tanık olduğu görselle mutluluktan havalara uçmuştu. Sevdiği kadın rüyasında bile Ahmet diye diye boşalmıştı. Gün aydığında Rüyanın alarmı ötmeye başladı. Ahmet Rüya utanmasın diye gözlerini kapayıp bekledi. Rüya Ahmet'in koynundan doğrulup uyuyan adamına baktı. "Offf ya ne kadar yakışıklı ekmeğe sür ye Allahım benim için yaratmış çok şükür bin şükür." deyip dudağına minik bir öpücük kondurdu. Sonrada boynuna sokulup derin bir nefesi içine çekip boynunu öpüp geri çekildi. "Sana bir nikah kıyayım gör sen seni ne evden ne yataktan çıkarıcam aslan parçası her bir noktana izimi bırakıcam . Offf canım çekti bir daha öpeyim." deyip dudaklarına daha derin bir öpücük bıraktı. Göbeğine değen şeyle kıkırdadı. "Ahmetim ya uykusunda bile hissetti beni bak hemen çadırı kurdu canım benim." deyip eliyle hafif sıkmak istedi ama eline sığmayan şeyi elini havaya kaldırıp tahmin etmeye çalıştı. "Oha oha o ne öyle ay beni parçalamasa bari offff " diyerek usulca yataktan çıktı. Ahmet duydukları ve yaşadıklarına gülmemek için yanağını ısırmıştı. Bu kız ömrüne ömürdün utanıyor ne çekiniyordu. İçinden ne geçiyorsa dilinden dökülüyordu. Üstelik her sözü Ahmet'i aşk sarhoşu ediyordu. Beraber kahvaltı hazırlayıp birlikte keyifle yediler. Rüya hastaneye gitti ve Ahmet hemen saate bakıp anne babasının uyanmış olacağını düşünüp telefona sarıldı. Annesi 6 ayın sonunda oğlunun sesiyle mutlulukla şakıdı. "Annem çok şükür kavuşturana nasılsın annem iyi misin?" dedi ağlamaklı bir tonda. "İyiyim annem bir sorun yok siz nasılsınız?"diyerek bekledi. Annesi sözü alıp bağırmaya başladı. "Koş koş Ahmet arıyor dönmüş görevden gel sesini duy gel." diye herhalde diğer odadaki kocasına sesleniyordu. Ahmet gülümsedi. Onu gören herkesin böyle mutlu olmasına çok seviniyordu. Demek ki seviliyordu. "Anne sana bir şey demem gerekiyor." Annesi merakla sordu. "Ne oldu oğlum kötü bir şey değil inşallah?" "Yok anacım Allahın izniyle hayırlı bir iş." dedi. "Hayırlı öyle mi? Kime hayrolacak annem?" "Kısmetse bana anacım ve tabi size." "Hımm çıkart bakayım ağzındaki baklayı ." "Şey ben doktor Rüya ile evlenmek istiyorum. Hatta 20 gün iznim var size de uyarsa İstanbul'a gidip anne babasından istemek ve yüzük takmak nikah kıymak isterim." dedi. Anası duyduklarıyla elini yüzüne sürdü. Nihayet duaları kabul oluyordu. "Gerçekten mi oğlum Rüya kızımın haberi varmı? O ne diyor?" "Ne diyecek anam evet dedi tabii." "Evlenme teklif ettin yani ?" "Yok anacım o bana etti ." "Nasıl yani? Ne demek o etti? Kız seni seviyor belli de insan çiçeğini yüzüğünü alıp güzel bir yemeğe çıkartır baş başa kalınca da teklif eder oğlum. Hem için demi kalsın kızımın? " anası da haklıydı çocuklarına ananız bana evlenme teklif etti dese dalga geçerlerdi. "Haklısın anam ben halledicem merak etme ama sen babama anlatıver olur mu? "deyince babasının sesi arkadan geldi. "Ne o benle konuşmayacak mısın oğlum?" "Yok be babam öyle değil anam diğer konuyu sana detaylıca anlatsın diye demiştim." "Şaka yaptım oğlum şaka. Hangi konu bu?" "Kız istemeye gidiyoruzz." diye anasının sesi duyuldu. "Hangi kızı?" "Tabii ki de doktor kızımı." diyerek anası neredeyse zil takıp oynayacaktı. "Hayırlısı olsun oğlum inşallah." deyip gündelik sohbete döndüler. Bir süre havadan görevden konuşup telefonlar kapandı. Ahmet günlük yapılacaklarını halledip bir kaç bir şey aldı ve eve geri döndü. Telefondaki Ali astby yazısıyla hemen açtı. "Alo komutanım." "Evet Ali?" "Hoş geldiniz komutanım sizi soruyordu ne zaman gelir diye." "Bugün biraz dinleneceğim yarın uğrarım." dedi. Biraz iki arkadaş sohbet edip telefonlar kapandı. Ahmet sevdiği kadına yemek yapmak istemişti ama malzemeleri bir araya toplamak epey emek isteyeceğinden vazgeçip dışarı da yemeyi düşündü. Neticede bekar eviydi ve yağı tuzu derken astarı yüzünü geçecekti. Rüyanın ayak sesleri kulaklarına yerleşen Ahmet kapının önünde durmasıyla kapıyı açtı. Rüyanın eli havada kalmıştı. "Ay ödümü kopardın Ahmett" dedi. "Sesini duydum da bekleme diye hemen açtım korkuttum mu yavrum?" dedi. "Ne yalan diyeyim korktum aylardır kapınla konuşuyordum ya şimdi daha ağzımı açmadan açılınca bi tırsmadım değil." dedi. "Ahmet ben bugün annemlerle konuştum." aklına gelenle bekledi Ahmet. "İyi yapmışsın nasıl iyiler mi?" "Çok şükür iyiler selamları var sana da." "Aleyküm selam yavrum." "Ahmet ben aileme seninle evlenmek istediğimi söyledim." İşte gene oluyordu sabırsız sevgilisi gene ilk golü atıyordu. Bir evlensinler ilk gece Rüyaya öyle bir gol atacaktı ki hayatı boyunca unutamayacaktı. "Eeeeeee" "Esi canım ne zaman müsaitseniz gelebilirmişiz." "Nereye geleceksiniz?" "Size canım annenlere." "Neden?" "Seni isteyeceğim ya Ahmet." Ahmet artık dayanamayarak Rüyayı kucakladı ve içeri sokup kapının yanındaki duvara sırtını dayadı. "Rüyam yavrum güzel gözlüm." "Ahmetimm" deyip dudaklarına minik bir öpücük bıraktı. "Sabrımı mı sınıyorsun ? Yapma yavrum yapma güzelim bende anne babamla konuştum ve seni istemeye geleceğiz bende sana soracaktım ne zaman gidelim diye. Sen beni deli etmeye mi çalışıyorsun yavrum?" dedi. Rüya kucağındaki adamın ensesini okşayıp sakinleştirdi. "Deli eder miyim hiç aşık etme çabası içindeyim " dedi. Ahmet kahkaha attı. "Yavrum elimde kalacaksın korkutmayayım diye kendimi sıkıyorum sen kalkmış aşk meşk diyorsun." "Ama Ahmet sen daha bana beni sevdiğini bile demedin. Sana evlenme teklifini eden benim sen evlenme teklif etmediğin gibi benim teklifimi de kabul etmedin." dedi sesi buruk çıkmıştı. Ahmet yaptığı eşeklikle aklı başına geldi ve karşısındaki başı öne eğik kıza baktı ve dudaklarıyla alnını öptü. Bir eliyle çenesinden kaldırıp gözlerini birleştirdi. " Rüyammm güzel gözlüm bana neler ediyorsun bilmiyorsun kelimelerim boğazımda kalıyor abdal oluyorum yanında içimden geçenleri sanki duyar gibi sen dillendiriyorsun. Bende böyle alık gibi sana bakıyorum. Seni sevmek mi? ben sensiz olamam sevdiğim. Evlenmek istememek kabul etmemek öyle mi? Ben seni ananı babanı düşünmesem seni şuan şu dakika karım yaparım ama sana kıyamam anne babana haksızlık edemem seni benim için böyle güzel büyütüp yetiştirmişler bence onlardan istenmeyi de telli duvaklı baba evinden gelin olmayı da hak ediyorsun. Ben böyle dümdüz bir adamım Rüyam bazen eksik kalırım yanında ama anla beni. Yıllarım dağda bayırda teröristti kaçakçıydı hainlerle geçti. Karşımda senin gibi içi dışı bir birini görünce ve bana böyle sevgi dolu bakınca ne yapacağımı şaşırıyorum bilmiyorum. Eksiğim olursa kınama beni olur mu? Öğret göster sevdiğim. Yanına yörene yakışmak için ne olsa yaparım." dedi. Rüya karşısındaki adamın dürüstlüğüne bir kez daha aşık olmuştu. "Bana en çok sen yakışıyorsun Ahmetim canım her şeyim" deyip yeniden ayrılan dudakları kavuştu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD