Güne gözümü kızların odaya girmesiyle açtım. Yatağıma çıkıp, uyanayım diye zıplamaları beni sadece uyandırmamıştı. Aynı zamanda ayıltmıştı da. Annemin kahvaltı hazırladığını ve aşağıda beni beklediklerini söyleyince daha fazla bekletmemek için hızla kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Dün gece tavanı izleyerek de olsa uyumuştum ve sabahın sekizinde uyanmama rağmen oldukça dinçtim. Uykumu almıştım. Sanırım beni uyutan şey Fırat Bey’in annemle babama verdiği güvendi. Babam rahat bir uyku uyuyunca otomatik olarak bende uyumuştum. Mutfağa girdiğimde annem bardaklara çay dolduruyordu. Sanki dört gün sonra evden gitmeyecekmişim gibi davranıyordu. Belki de aklına getirmiyordu. Ama ne yüzünde ne de gözlerinde hüzün yoktu. Aksine mutluydu. Hiç oturmadığımız kadar oturduk kahvaltı masasında. Kızlar, b

