“Misafirimiz olun…” dedim havaalanında Mahur’la Batur’u yolcu ederken. “Bir dahaki sefere canım. Batur’un yarın bir yere daha gitmesi gerekiyor, bende malum derse gideceğim. Siz de gelin, her zaman bekleriz…” Fırat Bey’le ne kadar dil döktüysek de ikna edememiştik. Gece yarısına kadar süren sohbet havaalanında bitmişti. Özel uçaklarına binişlerini ve uçağın gözden kayboluşunu izleyip arabaya geçtiğimizde Fırat Bey konuşmaya devam ediyordu. “Batur’la bu kadar sohbet edecek şeyimiz olduğunu bilmiyordum. Meğersem iş dışında başka lafını ettiğimiz bir şey yokmuş.” “Anlıyorum…” dedim yola bakarak. “Neyi?” dedi sakin bir şekilde. “Batur’la sohbet etmeyişimizi mi yoksa iş dışında başka bir şey konuşmadığımızı mı?” “İş yaptığın adamlarla gereksiz samimiyete girmediğini anladım. Bugün de k

