Masal
" Ahhhhh ahhh" sesimi elimden geldikçe kısık tutmaya çalışsam da içime öyle doluyordu ki...
Bedenime her kendini sokması ile havuzun suyu boğazıma dek çarpıyordu
" Siktir, çok güzel ah çok güzel " Ellerimiz havuzun kenar duvarında destek alarak dururken o içime ard arda girmeye devam etti
Aldığı zevki görebiliyordum. Öyle hiriltili sesler çıkarıyordu ki, zevk tonlamalari tüm havuzu doldurmustu
" Ah yavrum.... cok guzel " bir kere daha kendini havuzun kenarından tutup cekerek girdi içime
" ahhhhh" aci ile iledigimde " Boynuma sarılıp bebeğim... daha da yaklas" diyerek bedenini tamamen bana dayadı. Ard arda içime dolarken sıcak nefesi soğuk suda üşüyen bedenimi ısıtıyordu
" ahhhh ahhhhh çok çok fazla "
Çok fazla, o kadar çok ki... bayılmak üzereydim. Hem fizik tedavide yorulmuştum hem de şimdi canımi okuyordu
" az kaldı bebeğim,bırak dokunmayın sana sevgilim... birak yavrum"
Bir eli havuzun kenarından tutarken bir eli kalcami sıkarak kendine şiddetle çekiyor her girişinde daha da çok çekiyordu kendine.
Yüzüne havuzun rengarenk ışıkları vurmuş, sudan yansıyan ışıklar yüzünde parlıyordu. Koyu yeşil gözleri tekrar bir arzu dalgası ile kaplandı.
" nefesini ne kadar tutabilirsin?"
Ne?
" Çok değil " dediğimde gülerek dudaklarıma kapanmadan önce " Benim nefesimi alırsın o zaman" deyip ağzıma kapandı ve suya görülmeye başladık
Korku ile panikleyip tirnaklarimi omzuna gecirirken o hiç bir şeye aldırmadan benimle suyun altına daldı.
İçimden çıkmadan suya dalarken devam etti sevismeye. Bense karşı koymayı bırakıp ayak uydurmaya çalıştım.
Dudaklarımı arzu ile öperken içime kendini gömmeye devam etti.Son demlerinde omzuna vurmaya başladım, nefes... nefes almam lazım
Kısa sürede suyun üstünde buldum kendimi
Nefes nefese solurken o beni havuza yine dayamış içime en sert hali ile giriyordu başını boynuma gömüp
" ahhhh bebeğim benim.... Beni nasıl tahrik ediyorsun bilmiyorsun sincabim?"
Bu halimle mi?
Nihayet bittiğinde dudaklari dudaklarimda derin derin öptü. " Sana inanıyorum bebeğim başaracaksın. Başaramasan bile sorun değil sevgilim. Her halinle benimsin, her şeyinle seviyorum seni sincabım"
Şimdilik seviyorsun... Nereye kadar seveceksin bu haldeki bir insani? Er ya da geç yorulacaksin. Eğer duzelemezsem çekip gideceğim hayatından Poyraz.
Kollarımı boynuna dolayıp sarıldım. Ne kadar iyi geldi ona sarılmak. Sıcacık vucudu.
" Titriyorsun, üşüdün. Hadi seni çıkartalım" saçlarımı okşayan elleri, başıma konan öpücükleri... lütfen iyi olayım, onu kaybetmek istemiyorum.
Sedef
Of, bunu gerçekten yapacak miyim? Yatağa uzanmış son elime yüzüme bulaştırma planımı devreye sokmaya hazırlanıyordum
Bir şekilde emin olmam lazım yoksa çok geç olacak. Evet Sedef emin olmalısın.
Yataktan hızla çıkıp üstüme sabahligimi geçirip parmaklarimin ucunda ilerleyerek gittim. Odasının önüne geldiğimde elim her defasında kapıyı çalmak için kalkıp geri indi
Hadi Sedef, birisi seni görmeden çal şu kapıyı.
Çok kızacak eminim.... Kolumdan tutup dışarı atacak ama yapmak zorundayım.Derin derin nefes alıp yaprak gibi titreyerek çaldım kapıyı.
Bekledim, bekledim , bekledim. Nihayet açıldı. Tam düşündüğüm gibi üstü çıplak, altında eşofman altı, saçı başı dağılmış ama o kadar yakışıklı ki...
Gözlerini kısarak seslendi " Sedef , ne oldu sorun ne?"
Evet sorun ne Sedef konus bakalim. Gerginim o yüzden mi titriyorum heyecandan mi? Koridora baktim hızla.. kimse yok, o ise üstümü başımı süzdü " Bu halin ne? Neden bu şekilde buradasın bir şey mi oldu?"
Oldu oldu çok şey oldu, benim artık bir karar vermem lazım
" Konussana Sedef, kime ne oldu?" deyip üstüme doğru yürüdüğünde ellerimi boynuna attim. Şaşırmış kaşlarını catmisti
" Sedef ne halt edi..."
Dudaklarına kapandım. Öptüm. Evet ben öptüm, çünkü o hiç karşılık vermedi. Bir kaç saniye belki salise karşılık vermeden kollarımı sıkıp beni kendinden uzaklaştırırken ben alt dudağını ısırmış emmistim
" Ne halt ediyorsun lan sen?"
Tüm yüzü öfke ile kaplanmış, kolumu canımı acitacak kadar sert sıkıp beni savurarak kendinden uzaklaştırdı. Acı ile inleyerek yarasını tuttu.
Elim dudaklarimda " Özür dilerim" döküldü sadece ağzımdan.
Öptüm onu, Öptüm ama neden çarpmadi ki kalbim? O kadar ki ayı ağzıma dilini soktuğunda kalbim göğüs kafesimden cikacak gibi atıyordu, madem seviyorum Demir'i aşığım ona neden carpmiyor
" Çok özür dilerim" koşarak odama gittim. Kapıyı hizla üstüme kapattım. Koşarken bile kalbim hızlandı onu öperken neden hızlanmadi? Dahası neden kendimi bu kadar kotu hissettim
Neden ağzımi silmek istiyorum... oysa o beni öptüğünde dudağımı yalamak istiyordum hep.
Tuna
Gecenin bir yarısı kapı sesi duyduğumda kapıyı hafifçe araladim, onu gördüm. Demir'in kapısında incecik geceliği nerede ise kalçası açıkta kalıyor...
Kapıyı açtı Demir. Kalbim sıkışa sıkışa izledim onlari. Bir yanım yanlarına gidip kolundan tutup çekip odasina götürmek isterken bir yanım bekle dedi bekle...
Bekledim, bir müddet fısır fısır bir şey konuştular , tam bir şey olmamıştır bir sorun var belki Demir'in yardımını istiyor bana gelmeye cekindi diye saf bir düşünceye kendimi teslim edecekken gorduklerimle beynimden vuruldum
Öptü, onu öptü! O saniye kapattım kapıyı. Kapının dibine çöküp anlamaya çalıştım. " ona mi gitti.... git dedim o da ona mı gitti?"
Bir parça cesaretim olsa kalkıp bakardım girdi mi odasina diye ama bakamadım. Ya girdiyse, nasıl dayanırım.
Aptal Tuna, Salak Tuna!
Oldu mu,muradına erdin mi sonunda ? girdin mi koynuna aptal kız! Seni kullanacak lan, kullanacak. Seninle yaşadığı her şey hata olacak, yataktan kovacak belki işi bitince seni
Nasıl kabul ettin sen bunu? Neye sasiriyorsam, benim koynuma da bu şekilde girmedi mi?
Masal
Sincaplarimla hiç ilgilenemedim bu gün. Nasil anneyim ben. Belki de Sümbül hanıma cekmisimdir. Onun gibi kötüyumdur annelikte.
Poyraz iki sincabi da kucağına alıp bana verdi tek tek. Sonra yanıma gelip bır tanesini kendi aldi. Diğeri ise benim üstümdeydi
" Ne dersin, sincap ailesi olarak uyuyalım mı?"
Kolunu acip beni de üstümdeki sincapla kendine çekti. Nasıl da değişmişti. Onu ilk gördüğümde serseri, hovarda, ayyaşın teki demiştim.
Nereden bilebilirdim ki bu kadar iyi bir baba olacağını.
" Üşüme guzelim"
Üstümüzü kat kat örtüp sarıldı.
" Bu şekilde mi uyuyacağız?"
Yatağa yatmış gözlerini kapatmıştı bile " Ben çok rahatım, uyurum. Hadi sen de kapat gözünü. Merak etme ilk kaka yaptıkları an kovarız sincaplari"
Belli ki çok uzun sürmeyecek çünkü bizim kızlar hiç durmuyordu
Ezgi
Aklim almıyor, güzel bile değil. Sokağa çık onun gibi onlarca var.Esmer, zayıf kara kuru bir şey işte... Nasıl bu kadar saplantılı aşık olabilir
Tamam, belli ki Poyraz konusunda bir adım ilerleye gitmeyecegim o zaman ben de yumuşak karina vurmaya devam edeceğim
Havuzda en zor hareketleri yaptırdım. Elbette yapamadı, oysa başlamadan önce bebek oyuncağı senden çok daha kötü durumdakiler bile yapabiliyor demiştim.
Poyraz gelmese morali yerle birdi... böyle böyle kırılacak direnci, pes edecek. Önce kendine sonra çevresine öfke kusacak
Sabret Ezgi, bu kız Sude saplantisini bile alt etti ise çok daha akıllıca yaklaşman lazım.