Masal
Kırmızı elbise giymeliyim. Şart, yılbaşı sonuçta!
Odada dolabin önünde en iyi en en en kirmizi elbisemi arıyordum ki banyodan benim Tarzan çıktı
" Gerçekten bunu mu giymemi istiyorsun?"
Anadan üryan buna mı deniyor? Adım attıkça sallanan o şey ne? Merhaba deyip elimi uzatsam o da uzatır mi acaba?
Başını eğip baktığım noktaya baktı " hey sana diyorum yüzüme bak seninle konuşurken "
" Bakıyoruz ya" dedim gözümü çekmeden... " küçülmüş mü bu?" dediğimde öfke ile sicradi " buz gibi duştan çıktım sincap!"
Hep de bir bahane, hep de bir bahane!
" Kobralı iç çamaşırını giysene " deyip gözüne baktim. Ciddi misin akışı atıyordu
" anlaşıldı ben bu kırmızı boxera sukredeyim" diyerek girdi içeri elinde saplakla beni yazan kırmızı boxerla.
"Hayir ne olur girsen, Of... boyuna bakacağım, uzun gelirse kisaltiriz" diye bagirdigimda içeriden öfke ile çıkıp beni kucağına aldı dağ ayım
" anlaşıldı senin canın ayıp şeyler istemis"
Yatağa mi götürüyor o beni? Ne münasebet, ben bir kere kıyafet bakıyordum ama madem o kadar çok ısrar ettin bir posta atalım bakalım sevabima. Fakir fukara sevindirmek hayirdir
Yigitalp
Somurtarak otururken yanıma Cem geldi. Gereksiz bir neşe,bir mutluluk? Arkadaş 2 gün sonra ben mi evleneceğim bunlar mi belli değil
" Senin sıfatın hali ne lan?" diye söylenerek baktığım noktaya baktı. "annen ile babanı mı kesiyorsun sen?"
Evet kesiyorum...bak bak nasıl da Arizona kertenkelesi gibi anamın peşinde. O da az zilli değil, kıkır kıkır...
" şunlara bak şunlara, kac yasinda insanlar el alem de demiyorlar?"
Sonra gözümüz Çiçek yenge ile Doğan amcaya takıldı. " valla birader yakitlari güçlü demek ki ne diyeyim? Bu günün coşkusu ile her birimize birer kardeş gelmezse iyi"
Ne kardeşi lan, ulan ben daha karımın ceza sahasına girememisim bunlar bir de çocuk mu yapacak...
Babama bir bakış gezdirdim. Valla adam bosaldi zincirinden kızgın boğalar gibi saldırıyor, olur mu olur. Nerede lan benim karım?
Demir
Bakma Demir , sakin bakma garson kıza. Garson kizin kocaman poposuna da bakma? Hiç bir şekilde , lan o nasıl popo ?, hayretine düşüp baktığını aciklayamazsin Demir...
Gözü üstümde kismis beni suzuyordu Eylül'üm ki asıl sınav başladı. Masaya servis getiren diğer garsonun eğilmesi ile masaya değen göğüsleri
Kac top bezle sutyen yaptılar acaba? şaşkınlığı ile baktigimi da anlatamam, ulan o büyüklükte karpuz aldım ben geçen gun eve... Bakma Demir bakmaaaa!
" bak istersen?"
" Saçmalama hiç mi karpuz görmedim ben, aynı şey işte... hayir nereden çıktı bakmak istediğim" diye bagirdigimda herkes bana bakıyordu
Elindeki bıçağı savurarak " Ne bağırıyorsun lan damat kızıma, bakmıyorsun bakma" dediğinde çalan telefonumu duydum odadaki sessizlikle
" ha telefona? tabi tabi bakıyorum şimdi?"
Al işte yine kıstı gözünü beni suzuyor " Sen ne sandın ki?" diye fısıldadı kulağıma
Allahim ya Rabbım bir yerde bir sevap mevap işlediysem sadaka falan her ne varsa tam şu an hayir olarak dönebilir bana!
" emredin komtanim? Ne diyorsunuz agzinizi öpeyim komtanim... afedersiniz komtanim, derhal komtanim" fırladım ayağa
" Ne oluyor damat?" diye sordu yine Mete amca " Biraz yuvaya bir uğramam gerekmiş efendim. "
Kac oğlum Demir... şuana dek iyi kötü puan toplayıp haftada bir de olsa mutlu sona bayrak açıyorsun vallahi hasret kalırsın
" Sana hindi ayıralım geldiğinde bakarsin tadina" dediğinde koca memeli garson kızin elindeki hindiye bakmam gerekirken kaydı o kör olasıca gözlerim " olur gelince bakarım göğsüne " dedi o dilim...
" hindiye bakarım... Ne göğsüne bakacağım..." çiz çiz altını çiz Demir belki duymayan vardır
" gerizekali" diye bir ses yükseldi Mete başkandan ve bana ölümcül bakış atan karım. Haftada biri unut sen Demir... Sen o işi bir süre unut Demir...
Tuna
Evet... bir yolunu bulup aldığım çamaşırı sevgilime vermem gerek. Üst kata banyoya girmesi ile pusu kurdum. Tam dışarı çıktığında kapatıp ağzını yan odaya soktum çırpınan kizi
Ki elimi ısırdı minik kanişim
" ahhhhh lannnn niye?"
" Tuna?"
Herhalde Tuna baksa kim olacak ? " kizim senin ne biçim dişin var lan?"
" Özür dilerim" deyip aldı eline üfledi... uflemeyeydi iydi... o üfledi ben havalandım,o üfledi ben havalandım. Ben baya havalandim.
" acıyor mu?"
Öptü, allahim sana geliyorum müsait misin?
" Tuna iyi misin?"
Saskin saskin bakmıyor mu bir de. O bal dudaklarına dikildi gozum " Tuna hayir olmaz" elleri göğsümde bana bakıyordu. " herkes asagida babam da..."
Ya yerler seni babanı ya... o ihtiyar da çok oldu zaten! Sen varsın diye ben ona katlanıyorum yoksa varya...
" Sedef?"
Gokhan amcanın bagirmasini duymamla bana şaşkın şaşkın bakan Sedef'e döndüm " az bir itsene sığamadım" dediğimde bana şaşkın şaşkın bakıyordu.
" Tuna kurutma makinasina itsem de sığacağını dusunmuyorum"
Kurutma makinesi mıymış bu?
Masal
10 dan geriye sayarken boynuma dolanan kolu itmek istemedim. Elimi tutan eli de... Geri sayımda son bir de fotoğraf çekildiğinde poz vermiştik.
Herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme, Tuna'nin sol gözünde morluk, kocamin kimse görmese de kobralı ic çamaşırı.... Cenk amca son bir de ne yapmış ne etmiş opmuştu Nazlı teyzeyi, artık bir sene öpe öpe gezer...
Benimse elimi tutan ve boynuma sarılan bir anne baba ve kucagimda bebeklerimle olan ilk fotografimdi.
Tuhaf ama içimde bir şey hissettim... Bir sicaklik. Acaba ne diyorlar buna, hangi his bu? Bilmiyorum adını ama çok güzel.
Soner
" Yarın Tuna'yi ara akşam geç bir saatte. Acil olarak gelmesini iste.Bir gün sonra başımızın belalarindan kurtuluyoruz" dediğimde oksurukler icinde kahkaha atti.
" Sonunda, kızıma verdiğim sözü yerine getireceğim. Mekana kamera koydurdum... canlı canlı izleyecegim"
Arabadan mekana baktim. Bekir sonunda çıkmıştı. Gozu ile iş tamam bakışı attı.
" Bombayı yerleştirdik"
Telefonu kapattığımda " Mekan otelden yarı bağımsız. Bombayı havalandırmaya sakladım. Düğün başladığında içeriden adamımız mekana sokacak. "
Az kaldı... kopmuş bacağımı ovaladim. Bu iş biter bitmez sira sana gelecek bunak. Oğluma yaşattığın her şeyi burnundan fitil fitil getire getire odetecegim.