Masal Hamile 2

1078 Words
Masal Yemek masasında yemek mi yedim dayak mı yedim anlamadım. Hiç kimse bilmiyor ama sanki herkes biliyor Her an parmaklarını sallaya sallaya üstüme gelecekler gibi geliyor " Sen mi yaptın Masal?" Ağzımdaki lokmayı güçlükle yutup döndüm yanımdaki sandalyede oturup çorbasını içen Buğlem'e Dudaklarım birbirine kenetlendi, gözüm doldu " Yaptım, ama niye yaptım bir sor" Pıt... Bir damla yaş düştü ve ardından çağlayanlar akmaya başladı " İsteyerek mi yaptım sanki, hep bunların yüzünden" Elimle Volkan amca ile Demir'i gösteriyordum. " Vallahi ben bir şey demedim ya" diye üstelik bir de inkar etmez mi Volkan amca " Ne demek demedin?" Son sesimle bağırdım " Durduk yere mi yaptım ben?" elimdeki çatalı bıçağı masaya vurarak ağlayıp bağırıyordum " Tövbe... abla sen de böyle olmazsın inşallah" deyip çorbasını içmeye devam etti " Olabilir, kız hamile... bebek var içinde" diye beni destekledi Buğlem sanki... ' Cindir o cin, şeytan kaçmıştır bebekle açıklanamaz bu" dediğinde Demir'in kafasına vurdu Volkan amca " Tamam kızım bir daha yapmazsın, ağlama" Manyak mı ne , yüzümü silerken düşündüm. Salak herhalde, durup durup niye millete kısır teşhisi koydurtayım herhalde yapmam " Ama ben çok sevdim, yediğim en güzel salata, keşke hep yapsaydın sincap" Ney? Salata mı? Burnumu çeke çeke sordum " Salata mi?" E bu bana kızmıyor, katır kutur Salata kemiriyor ama kızmıyor. " Çok güzel olmuş eline sağlık ama kızımı bir daha zorlamak yok o isterse yapar. Hamile o" diye çemkirdi Buket teyze. Gözüm hepsinde gezindi tek tek, sonra da herkesin ayıla bayıla aldığı salataya döndü. " Salata?" Ağzına kocaman bir çatal sokarken " salata" dedi Volkan amca. Ah aptal Masal, şahit olarak yazdırılsan tahliye edilecek adamı idam ettirirsin sen Masal! Senin bu zeka bir sanalda açıyor kanatları da uçuşa geçiyor herhalde... " yaparım" dedim Burnumu çeke çeke " sevdiysen yaparım" Demir kısmış gözünü bana bakıyordu "Valla dövmeyeceksen ben isterim yap yani" Seni ben dövmeyeceğim de galiba tüm sülale dövecek be Demir. Neyse Demir'in de üstünü çizelim, onla da görüldü hesap. Eylül Odada kıyagfetimi giyerken içeri girdiğinde yine yaptım, yine ürktüm. O da fark etmişti, derin derin nefes verip bıkkın bir ifade ile yanıma geldi. " Yapma şunu, düşmanın değilim kocanım" Boynumu öpmeye başladığında gözlerimi sımsıkı kapatıp kendime defalarca tekrar ettim " Yapabilirsin, seni seviyor, sana değer veriyor... o... Onu düşünmemelisin. O bunu hak eden birisi değil" Beni kendine döndürüp vücudunu dayadı. " Çok zor Eylül, çok zor güzelim... " Başını tekrar boynuma gömüp sabahlığı açmaya başladığında yine tüm bedenim gerilmişti " Bu kadar yakınken sensiz olamıyorum. Tenine doyamıyorum" dudakları boynumda gezinirken başını saçlarının arasına gömüp bacağının arasına girdi " İncitmem seni, asla incitmem bebeğim, biliyorsun değil mi?" Bilmiyorum, artık hiç bir şey bilmiyorum. Altını indirip bedenini bana dayadığında elim omzuna gitmişti. İki elimle omzuna tutup acı içinde kısık sesle fısıldadım " Demir yapma!" Durdu, kahretsin... ne dedim ben? başını boynumdan çekip bana baktı altını tekrar giyerken " Demir ? öyle mi, seni aşağılayan... hor gören adamı düşünüyorsun hala! Kocan sana dokunurken sen hala Demir diyorsun öyle mi?" Öyle değil, değil.. nasıl çıktı ağzımdan anlamadım... Yüzü öyle bir öfke ile çevriliydi ki. Çenemi sıkarken canımı acıttı. Parmak uçları etimi sızlatıyordu " Akşam seni sikerken bir kere daha Demir dersen... sadece bir kere daha! " sinirden dişleri kenetlenmişti " sana onun gibi muamele yaparım. Belli ki öyle istiyorsun" Öfke ile çıkıp gitti... kapıyı çarpması ile kendimi koltuğa bıraktım. Aynada kendime baktım. Nasıl yaparsın Eylül, nasıl hala onun adı dudaklarından dökülür? Yiğitalp Vermiyor, adam kızın turşusunu kuracak ya! Ulan çocuk da yaptık daha ne yapalım. Yani üretiminde doğrudan payım olmasa da ürün sonuçta benim rafımda yer alacak Ne saçmalıyorum ben ya? Ara ara Yiğitalp, yala yıka... Hastaymış, inşallah bacağını da kesmezler zaten huysuz daha da huysuzlaşacak Yeşilçayımı alıp geçip kantinde oturdum. Derin derin nefes alıp aradım. Ulan hale bak, millet her fırsatta sevgilisini arar ben her fırsatta kayınbabamı arayıp varis muhabbeti yapıyorum " Ne var lan?" Gönül diyor yanına ışınlan al o telefonu elinden üstüne çık tepine tepine kır! " Ne olsun babacığım sizi merak ettim" Ve yine dat dat dat siye bir ses! Ahhh yine suratıma kapattı huysuz bunak! Ara oğlum Yiğitalp, unutma, şeker bayramındaki boynu bükük amca olacak! Kurban bayramında beni kesmeye kalkmasın da! Bir an düşündüm de şeker bayramında gidilir ya ayıp olur. Kurban bayramında ortada görünmemek lazım. " Ne var lan yine arıyorsun?" Keyfimden arıyorum sanki? " Sizi merak ettim" "etme" dat dat dat Sikicem ama dat datını ha diye bağırdığımda kantindeki tüm subayların dönüp bana baktığını gördüm " Dat dat ne lan?" diye sordu kankam... Kalk oğlum Yiğitalp kalk, sana huzur yok. Aldım yeşil çayımı da çıktım dışarı. " Götüm buz tutsa da girmeyeceğim içeri" diye söylene söylene içtim yeşilçayımı. Kimle inatlaşıyorsam. Ve görüntülü arama! Ah be yavrum... Açtığımda yatakta uzanmış, ulan vicdansız şunu odadayken arasana... uzaktan olsun hasret giderirdim. " Yiğit, nasılsın?" " Kalktı" dediğimde kaşını çatıp " Ne?" dedi harbiden ne dedim ben? " Kapattı, baban kapattı... telefonu, suratıma kapattı" Allah belanı vermesin Yiğitalp! senin konuştuğun Türkçeyi 2 yaşında çocuk konuşmaz Yiğitalp, hepsi bir tarafa cidden Kalktı Yiğitalp! Masal Evren bana mesaj mı veriyor nedir arkadaş, İspanyol pembe dizi izlemek nedir, İspanyol pembe dizi mi kaldı, İspanyollar bile izlemiyor artık, bizden alıyor ucuz fiyata fındık alıp h(!)utella deyip bize satıyor nedir bu batı sevdası! Of... filmde kızın bebeği düştü, kızda şaptı... suçlu olduğunu düşündüğü adamın bebeğini başka bebekle değiştirdi Şimdi kimse burada ahkam kesmesin, kim olsa yapar, herhalde yapar... Yani yapar değil mi? yapsın lan! Of, sosyopatım ben, düşünmem ki o kadar! yaparım, millet düşünsün her şeyi ben mi düşüneceğim canım? " Hale bak assalar bile az" dediğinde Volkan amca koltukta bir tık içe doğru gömüldüm. " Ne asması hayatım, etlerini kopartacaksın etlerini" Diye bir ses yükseldi Buket yengeden Hayır hanım hanımcık kadınsın sen ne ara hannibale bağladın, et de yemiyorsun napacaksın kopartıp acaba. Kolumun etlerini ova ova biraz daha gömüldüm koltuğa! " Nısh asit kuyusuna atsan az" dedi Buğlem. Ulan adam astı diye isyan ettik bunlar daha manyak çıktı! Asılmaya ses etmeyecektin Masal, gidip kuzu kuzu asılacaktın. Buğlem'den sonra artık koltukta Masal diye biri kalmadı, Resmen koltuğa gömüldüm, üstüme son toprağı da attılar. Kazırlarsa belki bulurlar ki o da şüpheli? " Masal" dediğinde Demir ağlayarak isyan ettim " Ne var be, ne var sen de kellemi kes tam olsun" gözlerimden tane tane akıtırken yine herkes şaşkınlıkla bana bakıyordu " Biri asıyor, biri koparıyor ... manyak mısınız lan siz? " Ağlayarak kalkıp giderken " Eserekli herhalde" diye bir fısıltı yükseldi Volkan amcadan " Hamile hamile, hep hormonlar" diye açıklamaya çalışıyordu Buket yengem ise. Ne Hormonu be, etimi koparttın az önce yamyam karı!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD