Yiğitalp
" O olmaz" deyip elindeki elbiseyi aldım. Yüzüme sitemle baktı. Alıp yatağa attığım diğer elbiselerin yanına attım
" yeter artık Yiğitalp çıplak çıkacağım en son" dediğinde bendeki tüm şarteller attı. Kolumdan tutup kendime çektim
" Kızım bak zaten damarımdaki kan damarımı sikiyor sus beni delirtme çıplak mıplak düzgün örnek ver şirazemi kaydırma! " Elimi dolaba uzatıp
" Al bunu giy, üstüne de bunu" deyip altına bol kesim bir kot ile üstüne uzun kollu bol kesim bir siyah gömlek çıkarttım
" yok artık" diye fısıldadığında " ya bunları giyersin ya da şimdi el ele çıkar babanların odasına gideriz ihtiyarı kaldırırım ' bu kız benim sen kime müsade veriyorsun kimle tanıştıyorsun ?' derim " diye sinirli sinirli söylenirken o elleri ile dudağımı kapatıp sesimi alçatmamı sağlamaya çalışmıyor mu
Ulan tenin bana değince zaten çıldırıyorum birde elin dudaklarımda nasıl dayanırım
Sardım kollarıma " Yiğit dur, tamam bunları giyeceğim"
Kafasına ard arda öpücük kondurup tekrar ettim dudaklarımı saçlarına bastırarak "30 dakika veriyorum, yolla o piçi yoksa içeri dalarım"
Sinirle soludu farkındayım. Göğüs kafesi inip kalktı tüm bedeni gerilerek
" Beni çok zor duruma sokuyorsun" diye fısıldadı kırılgan bir sesle.
İkimizi de bu saçma durumdan kurtarmaya çalışıyorum ahu gözlüm.
" Gönder şu piçi" ve kapının önünde yine o ses
Önce kapıyı tıklayıp " Buğlem müsait misin canım? Baban hazırsa gelsin diyor " diye seslendi meleğime.
Kafasını kaldırmış bana bakıyordu, bense eğdim başımı alnımı alnına dayayıp " şu duruma sabrediyorum ya... daha ne diyeyim Buğlem... Sen bana istediğin her şeyi yaptırırsın artık eminim" deyip dudaklarına kapanmıştım yeniden
Benim lan bu kız, benim diye bas bas bağırıp elinden tutup bırakmayacağım kızı bir götle tanışsınlar diye kıyfaet seçerken izlemek...
Ereceğim erecek sonunda!
Demir
Annem sonunda beni bağışlamış da Buğlem'in yanına gidince çiftlikte kalmama izin vermişti.
Babamın kalp rahatsızlığı olmasa ikimize de izin çıkmazdı da allahtan bizim ihtiyarlar sağlık kozunu kullandı.
İlk babam ardından bir ton tuz tüketip tansiyonu çıkıp hastanelik olan Mete başkandan sonra Cenk albay bir numara çeviremeyince Mete başkan ile onlarda kalmaya başlamıştı.
Kaldığımız evi temizletelim dedik ama en son temizliğe gelen abla iki adım içeri attıktan sonra tüm sülalemize söverek gidince bir temizlik şirketi ile anlaşsak iyi olur deyip vazgeçtik
Neyse başkanın dalaveresi bana yaradı. Binbir bahane ile geçmişolsuna gidiyor gibi güzel zeytin gözlümü görmeye gittim.
Normal şartlarda nişanlanan insanlar daha sık görüşür ama ben bırak görüşmeyi telefonda bile konuşamıyordum.
Salondaki koltuğa hasta yatağı yapıp uzanmış Mete başkana geçmiş olsun numarası ile eve sızmış gözüm zeytinimi ararken kafama sert bir cisim geldi.
" ahhhh, başkan ne yapıyorsun ya?"
"Çok konuşma kamu zararlısı getir kumandayı"
Kafama kumanda atıp getirmek nedir ? adama birdaha kafama atsın diye kumandasını verdim.
" Yukarıdan aşağı beş harf, istemeyen kişi " bana bakıp " damat" diyerek bulmacayı doldurmaya devam etti.
" Meteee!"
Vera anne içeri girdi de kayınpeder hışmından biraz olsun kurtuldum. Hele şu kızı bir alayım da başkan bayramdan bayrama zor görürsün yüzümüzü!
O şeker reklamındaki bayramda bekleyen yaşlı çift gibi yolumuzu gözletmezsem sana bana da Demir demesinler.
Yiğitalp
Kulağım kapıda bekliyorum.Buket abla üstünü değiştirmesi için çok ısrar etti papatyama ama o değiştirmedi.
Aferin benim güzelim. Ah lan düşünürken bile bedenim alev alıyor. Neyse konuya dön Yiğit.
Volkan amca gülermiş. Yani bildiğimiz gülen bir insanmış. Adam sanki komedi programına katılmış kah kah neye güldün bu kadar birader?
Hayatımda bu kadar damat adayı seven adam görmedim. Ulan insan başkandan bir örnek alır, elinde olsa mızrakla Demir'i kovalayacak...
İki arkadaşsınız siz nasıl bu kadar farklı olabilirsiniz. TV spikeriymiş yavşak. İçeriden bir ses geliyor ben de televizyon açık sandım meğer bu götmüş
Evin içinde haber sunar gibi sohbet ediyor yarrak herif! daha fazla dayanamayıp Buğlem'ime 56. mesajımı da attım
" Yolla şu adamı götüne televizyonun antenini sokacağım artık "
" Lütfen Yiğit beni zor durumda bırakma. Söz veriyorum gidecek biraz sabret. Babam konuşuyor bölemiyorum"
Arkadaş ne konuştu adam ya! Ulan bekledin bekledin bunca yıllık anıyı bu göte övünmek için mi biriktirdin?
Bitmedi askerlik anısı, nasıl bitsin adamın mesleği askerlik. Karşındaki de spiker olunca kendini televizyona çıkmış mı sandı nedir? susmadı ki yollasın papatyam yavşağı
Kulağım kapıya yapıştı yapışmasına da bedenim... resmen kapı ile bütünleştim ki kulaklarım sağır olaydı da duymayaydım dediğim o şeyi duydum
" 3 aydır birlikteyiz sizin onayınızı almak istedik. "
O ne demek o, 3 ay ne demek? Ne demek lan 3 ay! Sizin onayınızı derken ne onayı o?
" Biz birimizi seviyoruz, açıkçası sorumluluğumdan da kaçmıyorum. Buğlem size söylemeye çekinmiş olabilir ama biz en kısa sürede evlenmek mecburiyetindeyiz"
Ne diyor lan o göt?
" Ne demek o?" diye sert bir sesle çıkıştı sonunda reis.
Aynen Volkan amca ne demekmiş o? kulağım değil artık tüm bedenim kapıya yapışmıştı
" Yeter Emre lütfen, sonra konuşalım bunları"
" bir dakika güzelim, size karşı dürüst olacağım... kızınız ile ilk günden itibaren ciddi niyetle görüştüm. Ona da doğacak çocuğumuza da...."
Gerisi yok. Gerisi koca bir boşluk... Volkan amcamın bir kükreme sesi çıktı ama sevinçten nara mı attı kafa mı attı bilmiyorum.
" Hamile mi?"
O an az önceki sevişmemiz geldi aklıma, yavaş olmamı istediği an.
Eli kasığına gitmişti... Hamile mi, benim olmayacak, başka bir adamın mı olacak? Beni seviyor ama biliyorum... sırf hamile diye mi evlenecek onunla ?
"Olmaz, izin vermem! "
Salona geldiğimde tüm gözler bana döndü
" Yiğit"
Volkan amcam Emre denen cinsi yakasından tutmuş sürükleyerek dışarı götürürken Buğlem koltuğa çökmüş ağlıyordu
" Benim o bebek, Buğlem de benim bebek de kimseye vermem "
" Ne diyor bu adam Buğlem?" diye hesap sormaya çalışan göte bir kafa geçirip " Sana ne lan siktir git" deyip sürükleyerek dışarı attım.
" Demek beni aldattın, yazıklar olsun... " Bir kafa yetmeyecek demek ki, bir tane daha attım.
Burnunda tamponla haber de sunmaz şimdi bu, tüh!
Kapıyı kapatmadan önce " dava edeceğim sizi " diyordu hala göt ama eski etkileyici sesi bir yerine kaçtı tabi... ördek gibi öttü.
İçeri girdiğimde narin papatyam Buket teyzenin kollarında titreyerek ağlıyordu.
Volkan amca ise şok geçirmiş donup kalmıştı
Karşısına geçtim " Evleneceğiz, söylemeye çekindik"
Ben çok dayak yedim, ama kulak zarı patlatmak nedir arkadaş?
Başım döne döne yere kapandığımda kafamın üstünde kuşlar uçuyordu... Hayır bir de bu adam kaç yaşında adam lan, kemik erimesi de mi yok bunda, o ne kuvvet amına koyayım!
Yanıma koşup gelmiş diz çöken sevgilim, göz yaşları... uçan kuşlar, bir ara yakamdan tutup kaldırmaya çalışan Volkan amca ve bir sürü şey yaşandı.
Sonra ise bende elektrikler gitti. İnşallah beyin kanaması geçirmemişimdir insana vurur gibi vurmadı ki adam!
Gözümü açtığımda yerde uzanmaya devam ediyordum.
Baş ucumda ağlayarak bana pansuman yapıyordu!
" ağlama, bizim niyetimiz ciddi Volkan amca" dediğimde gülerek göz yaşını silip alnımı öptü
" gittiler"
Hadi ya, O karartı neymiş ki... A perdeymiş! Gittiler demek.. tabi gidecekler, e ne demiş atam zamanında, geldikleri gibi giderler
" Buğlem çok kötü vurdu " deyip yanağımı gösterdim
Dudağını sündürüp ağlayarak karşılık vermesin mi ? ağlama be kızım öp öp
" Tam şurayıda bir öp de geçsin, adam kulağımın dibine vurunca dudağım acıdı" deyip dudağımı gösteriyordum
" Naptın sen Yiğit?" diye sitem edince anlamıştım yediğim boku
" izin veremezdim güzelim. Her şeyine razıyım benim ol yeter"
Veremem, benim. Daha bacak kadarken benim olacak diye yemin ettim ben kendime. vermem kimseye, özellikle de beni sevdiğini istediğini bilirken
Bana karşılık vermiş, bana kendini vermişken
Benim o!