Kaçamak bakışlar arasında kahvaltıyı bitirdik. Savaş kollarını bana sarıp yüzüme öpücük kondurdu. "Dikkat et akşam seni almaya gelirim yemek yeriz sonrada" Kafa salladım. Barış ile bahçeye çıktık bu arabaya ilk kez bineceğim için bu kadar heyecan yapmıştım soluk alışverişlerim düzensiz kalp ritmim bambaşkaydı. Barış arabayı çalıştırıp uzaklaştırdıktan sonra köşede durdu kafamı ona çevirip baktığım an dudaklarımız buluştu yumuşak öpüşüyle yine içimi ısıtmıştı. Dudak kıvrımların onun dudakları ile hareket bulmuştu. Birbirimizden ayrıldığımızda gülümsedi. "Günaydın." Kıkırdadım. Delirdik galiba şu yaptığımız delilik "Günaydın." Nasıl bir saçmalıktı bu böyle neyin içindeydim neden kendimi durduramıyordum neden mutluydum. Onca korkumun, çaresizliğimin içinde o bir liman gibiydi bana. Kalb

