9.Bölüm

3219 Words
Israrla çalmaya devam eden telefonuma daha fazla direnemedim yarım yamalak açılan gözlerimle. "Alo." Neşeli sesiyle kulaklarımı çınlatan Ceren "Geçtin kızım geçtin Levent Hoca söyleyin Aslı'ya devamsızlıktan kalmadı dedi." Duyduğum mükemmelin ötesinde haber sayesinde uykum saniyeler içinde açıldı hemen doğruldum. "Ciddi misin?" Ceren minik bir kahkaha attı. "Valla ciddiyim sesinden anladığım kadarı ile sende uyuyorsun kalk ve okula gel diğer hocalarla bozuşma sonra." "Tamam geliyorum hemen" Telefonu kapadım yanımda gözlerini açmış bana bakan Savaş'la göz göze geldim o kadar mutluydum ki. Normalde asla yapmayacağım bir hamle ile. "Kalmamışım." Diye biran boynuna sarıldım. Sevinçle bir refleks olarak içinde duygu barındırmayan sıradan bir şekilde Adam sanki hali hazırda bunu bekliyormuş gibi koala gibi sardı kollarını hemen. Saçlarımdan öptü "Ne oldu anlamadım? Canım sevgilim benim." Kollarının arasından ayrıldım hemen. Gülümsemem azaldı. "Dün kaldığım dersi hoca ikna olmuş." Kocaman gülümsedi. Yüzümü sevdi. "Öyle mi? Bak dedim sana değil mi?" Kafa salladım. Çok mutluydum karşımda aynı mutlulukla bana bakan bir adam şaşırtıcı doğrusu "Dün öylesine netti ki kesin kalmıştım bugün böyle söylemesi Allah'ım şükür." "Sen Savaş Dinçkan'ın karısısın seni üzmeye hakkı yok zaten bak gördün mü? Senin gözünden akacak bir damlaya dünyayı yıkarım” Bir dakika neydi bu ne demek istedi onun karısıyım ve istediğim oldu yani hocaya bir şey mi yaptı tehdit mi etti yoksa adamı kaşlarımı çatarak ona baktım. "Yoksa sen mi bir şey yaptın?" Gülümseyerek yataktan kalktı. "Karımı öylesine üzgün görünce ufak bir müdahalede bulunmuş olabilirim. Seni kimse üzemez izin vermem. O gözyaşlarının akmaması için her şeyi yaparım” Öfkeyle bende kalktım yanına yürüdüm. "Senden yardım istemedim ne yaptınız adama tehdit mi ettin?” Ellerimi ellerinin arasına aldı. "Sevgilim ne sandın sen beni manyak mı? Maganda mıyım ben?” Kafa salladım. "Öyle değil misin?" Söylediğimi es geçerek. "Para teklif ettim adam uça uça kabul etti tehdit falan yok." Tam bir şey söyleyecektim ki ne söyleyeceğimi tahmin etmişçesine ona binayen. "Senin konuyla alakalı haberin olmadığını ve belli etmemesini söyledim bu durumdan hoşlanmayacağını öğrenirsen gerekirse dersten kalmayı göze alacağını falan söyledim merak etme her şey halledildi." Evet çok güzeldi her şey sorunsuz halledilmişti ilk kez bana iyiliği dokundu ve korkuyordum bununda altından bir şey çıkar diye yarım bir gülümseme ile. "Teşekkür ederim." Dedim Yüzünün ifadesinde beliren mutluluk ona ilk kez teşekkür etmemin yaşattığı memnuniyetin bir parçasıydı kolunu uzatıp beni kendine çekti. "Ağlama yeter ki. Sen çok kıymetlisin. Senin üzülmene dayanamam” Kollarının arasından hızla ayrıldım bana onca kötülüğü arasında minik bir yararı dokundu diye ona iyilik meleği olacak halim yoktu ama o yaptığı iyiliğin illaki karşılığını alacaktı. Komik olan kıyamam derken beni defalarca mahveden ağlatan kendisi. Bu gözden kaç kez yaşlar aktı, neler yaptı bana manyak ama farkında bile değil anlamıyor verdiği zararı. Ah keşke ikna olsa tedavi edilse bundan sonraki yaşamı için daha iyi bir hayatı olsa ama imkansızdı kendinin farkında değildi, ellerimi sıkıca tuttu arkadan yanaştı ve omzuma öpücükler bıraktı. "Savaş okula yetişmem lazım daha fazla dersten kalmak istemiyorum." Yüzüme bıraktığı ıslak öpücükle beni kollarının arasından bıraktı hızlıca hazırlanıp evden çıktım sevgili kocam babası ile başka bir şirkete toplantıya gideceği için taksi ile gitmeme izin verdi. Okula gittim kızlarla sarılma ve küçük bir kutlama seansının ardından derse girdik bu esnada Sinan'la sık sık göz göze geldik bir türlü konuşamamıştık ve bu durum ikimizi de sıkmaya başlamıştı. Ders bitiminde "Aslı." Demesi ile gözlerim yeniden onu buldu Zoraki bir gülümseme ile. "Efendim." "Konuşalım mı biraz." Kafa salladım bizimkiler ne olduğunu anlamamıştı tabi kızlara bile bir şey anlatmadım ki. Birlikte bahçeye çıktık sessizlik hakimdi ikimizde bir süre sustuk sonra gözlerine baktım o kahverengi güzel bakan gözlerinde tarif edemediğim duygular vardı öylesine derin bakıyordu ki belki de yaptığı şeyin pişmanlığını yaşıyordu bilemiyorum. Yüzünün her ayrıntısı öylesine güzeldi ki öylece izledim onu. Yeni çıkmış sakallarını güzel gözlerini siyah saçlarını her zerresine tek tek baktım. İki yıldır tek yaptığım şeyde buydu ona uzaktan bakmak. Gülümsedim aynı şekilde karşılık verdi. Sessizliği bozarak. "Eee?" Bana doğru bir adım attı aramızdaki mesafeyi korumak istiyor ama çokta uzağımda kalmak istemiyor gibiydi. "Geçen yaşananlar yani özür dilerim." Sanki sıradan önemsiz bir olaymış gibi "Önemli değil." Dedim Adamla öpüştüm evli olmam ve kocamın kardeşinin artık neyim oluyor bu akraba ilişkilerini hiç bilmem ama onun bizi yakalaması çokta önemli değillik bir konu değildi ama. Konuşmaya devam etti. "Başına dert açtım mı sonrası için yani kocan öğrendi mi?" Hayır anlamında kafamı salladım gülümsedi. "Seni zor durumda bırakmak istemedim sadece bir anda oldu gerçekten." Eline dokundum. "Biliyorum anlık bir şeydi." Kafa salladı. "Bak kendime çok kızgınım geç kaldığım için sana zamanında açılmadığım için tek endişem eğer bana karşı bir şey hissetmiyorsan arkadaşlığımızın zedelenmesiydi ama sen evlisin artık mutlusun biz öpüştük ama..." Sözünü kestim. "Sana aşıktım uzaktan öylece iki sene sevdim seni hiç cesaret edemedim söylemeye hayatıma Savaş girdiğinde evleneceğimi düşünmezdim ama oldu işte benim için her zaman çok iyi özel bir insan olarak kalacaksın evet biz öpüştük bunun sebebi öncesinde birbirimize hissettiklerimizdi ama geç kaldık işte artık farklı hayatlarımız var ve mutlu olmayı öylesine hak ediyorsun ki." Gülümsedi. "Sende." Elini uzattı. "Dost muyuz?" Dost mu içimde sana deliren bir kız varken mi sana böylesine tutulmuşken mi sen hep benim imkansızım olarak kalacaksın sn bana yasaksın ve ben yasakları çiğneyecek cesarette değilim. Hoşcakal sevgilim belki başka bir dünyada buluşuruz. Gözlerimden yaş akmaması için kendimi tutum. Elimi uzattım. "Tabiki dostuz." Birbirimize gülerek baktık o esnada az ileriden "Aslı" ismini duydum döndüm baktım Barış yanımıza geldi "Ne işin var senin bu adamla?" Barış'a tam cevap verecekken Sinan atladı. "Özür diledim geçen yaşananlar bir hataydı onu zor durumda bırakmak istemedim." Barış Sinan'a doğru bir adım attı. "Evet hataydı ve seni tekrar Aslı ile aynı yakınlıkta görürsem kafanla bedenin ayrı olur." Kolundan tutup çekiştirdim. "Tehdit etmeyi keser misin Barış." Öfkeli gözleri beni buldu sonra Sinan'ı işaret ederek. "Evli bir kadını öpen adama sevgi cümlesi kuramam üzgünüm etrafında gezinirse bu sefer aynı anlayışa sahip olmam." Kafa salladım Sinan'a döndüm. "Görüşmek üzere aramızda sorun yok anlayışın için teşekkürler." Dedim ve Barış'la yanından uzaklaştım. Barış öfkeyle bana döndü. "Bak Aslı yengemsin diye bir şey demiyorum ama bu adamla yan yana görmek istemiyorum." Geçiştirmek için kafa salladım şimdi manyak abisi yetmiyor gibi birde bununla uğraşamam. Birlikte eve gittik ve o günü öylece atlattık. Sonraki günler benim için yoğundu. Finaller vardı ve devamlı ders çalışıyordum bazı günler kütüphanede geç saatlere kadar kalıyorduk tabi okulun önünde nöbet tutan Savaş ile bu aralar sadece hırpalıyordu evde fazla zaman geçiremediğimden dayak yemeye vaktim olmuyordu.! Finallerin hepsi bitti. Kızlar memleketlerine gitti bir ay yoktular. Sinan'da tatile gidecekti üç haftadır ona öylece uzaktan bakıyordum içimde ondan uzak olmanı acısı yanımda onun değil Savaş'ın olması. Abimi bu süre içinde bir kez görebildim beynindeki ödem büyümüş doktor belki yarın uyanır belki bir ay sonra belki de bir yıl bunun süresi tedaviye verdiği yanıtla alakalı dedi umarım artık uyanırdı. Okulda bitince evde iyice hapis hayatı yaşamaya başlamış dışarıya nefes almaya bile çıkamıyordum bir gün evde kimse yokken nefsime yenik düştüm ve dışarıya çıktım nasıl olsa kimse gelmeden evde olurum diye düşündüm birkaç saat dolaşıp ufak tefek şeyler aldım sonrasında bir taksiye atlayıp hemen eve geldim kimseler gözükmüyordu hemen odama çıktım ve karşılaştığım yüz. Bu saatte Savaş evde olmazdı ama gelmişti işte karşımda burnundan soluyarak bana bakıyordu yanıma geldi kolumdan tutup duvara çarptırdı. "Neredeydin?" Sırtımın acısıyla inledim yüzümü ellerinin arasına alarak sıktı ve sonra kolumu cimcikledi canımın acısı ile bağırmak istedim ağzımı kapadı bu kez. "Neredeydin lan?" Canımın acısı ile gözümden akan yaşlara aldırış etmeden. "Biraz dolaşmak istedim sadece gerçekten başka bir amacım yoktu.Sıkıldım” Avuçladığı saçlarımı yolarak yüzüme bir tokat indirdi tokatın şiddeti ile her zamanki gibi dudağım patlamış kanıyordu. "Beni aldatıyor musun yoksa sana evden çıkmanın yasak olduğunu söyledim okul yokken neden çıktın kiminle buluştun.?" Titreyen bedenimle ondan kaçmaya çalışmalarım sonuç vermiyordu. Öfkeyle yere fırlattı üzerime çökerek boğazımı var gücü ile sıktı tekrar ve tekrar tokat attıktan sonra karın boşluğumda yumruğunu hissettim. Nefesim kesilmişti o an bir daha hiç nefes alamayacağımı sandım yerde öksürerek debelenirken saçlarımdan tutarak. "Neredeydin Aslı kiminleydin diyorum evden alel ecele çıkmışın." Ağlamaların ve öksürüğün arasında zar zor konuşarak "Yemin ederim sadece biraz hava aldım tek başımaydım yemin ederim. Neden manyak gibi davranıyorsun kendine gel. Eve zincirle istersen manyak mısın?” Canım öylesine yanıyordu ki ama onun zerre umurunda değildi vurmaya ve cimciklemeye devam etti en sonunda pes etti bense yerde öylece yatıyordum tepki verecek gücüm bile kalmamıştı. "Sana yapma dediğim şeyleri yapmamayı anlarsın." Belki dedi ve çıktı odadan. Dudağımdan akan kan saçlarımı çekmesi ile başımda oluşan ağrı, sıktığı ve vurduğu yerlerin sızısı her yerim ayrı ayrı acıyordu artık gücüm kalmamış nefes alıp vermek bile vurduğu karın boşluğumda acıya sebep oluyordu. Yerde öylece yarım saat yatmıştım sonra zoraki de olsa kalktım ve banyoya gittim dudağımın kenarı gözümün altı kollarım mor içindeydi. Kanlı yüzümü sildim yüzümdeki morluğu kapadım keşke içimdeki yarayı da böyle kolay kapatabilseydim. Saçlarımı öylesine yolmuştu ki çoğu onun elinde kaldı usulca saçlarımı taradım her taramamda gözümden yaşlar aktı annemde tarardı saçlarımı keşke yaşasaydı beni bu çileden çekip kurtarırdı ya da tüm bunları yaşamazdık. Abim neden böyle bir şey yaptı neden böylesine büyük bir borca girdi ki şuan bedelini fazlası ile ödüyordum. O aptal ihale ile ne işi vardı? Bizim çok paraya ihtiyacımız yoktu. Odadan çıktım kimse gözükmüyordu sanırım geri gitmişti. Kalbim bir kuşun kalbi gibi çarpıyordu ya evdeyse ve beni görünce tekrar sinirlenip canımı acıtırsa diye. "Aslı." Sesi ile irkildim Kafamı arkaya çevirdim. Barış'tı bana doğru bir iki adım attı baştan aşağı süzdü sonra elini dudağıma uzattı. "İyi misin ne oldu?" Kafa salladım. "İyiyim önemli bir şey yok." Kaşları çatıldı. "Ağladın mı gözlerin şiş ne oldu?" Telaşla. "İyiyim ağlamadım sorun yok." Gözleri ile beni süzmeye devam etti. "Boynun kızarmış harptan mı çıktın bu halin ne?" Başımdan savmak için saçma sapan bahaneler uydurmaya başladım. "Çarptım şey birazda rahatsızım bir sorun yok iyiyim ama." Suratında oluşan anlamsız ifade ne saçmaladığımı anlamaya çalışması ile alakalıydı. "Biri sana bir şey mi yaptı abimi aramamı ister misin?" Gözlerim açıldı asla asla. Ararsa başıma bir şey geldiğini Barış anladı diye daha çok kızardı kızarsa da canım yine yanardı. Ellerini tuttum birden. "Arama lütfen iyiyim ben." Kafasını salladı. "Tamam aramıyorum sakin ol." Derin bir nefes aldım. "Su içmeye iniyordum ben." Gülümsedi o an gamzesi olduğunu fark ettim aylardır aynı evdeydik ve ben ilk kez ona gülerken böylesi dikkatle bakmıştım yanağında oluşan çukura. Kolumdan tuttu. "Hadi birlikte inelim bende kahve alacaktım" Kafa salladım birlikte mutfağa gittik bardağıma su doldururken. "Sende kahve ister misin?" "Hayır." Gözlerimi yüzümün vücudumun her yerinde geziyordu bir şeylerden şüphelenmiş miydi yoksa eğer öyleyse Savaş beni öldürür. Suyumdan birkaç yudum aldığım an arkadan Savaş'ın Aslı demesi ile irkildim ve elimdeki bardağı düşürdüm bardak tuzla buz olurken Barış cam kırıntıları sıçramasın diye geriye itti beni Savaş yanıma geldi elimi tuttu. "Canım iyi misin?" Telaşla yere eğildim. "Özür dilerim ben ben dalmışım bir anda toplarım şimdi." Kolumdan tuttu kaldırdı yüzüme öpücük kondurdu öpmüyor sanki canımı alıyordu öylesine dayanamıyordum bana dokunmasına. "Özür dileme hayatım bırak bardak senden kıymetli değil ya." Yıpranan sinirlerim artık olur olmadık yerlerde ağlama krizine sokuyordu beni iyice aciz korkak bir kadın olmuştum gözümden yaşlar süzülürken Barış "Neyin var ne oldu?" Savaş kollarının arasına aldı. "Sahi neyin var bugün iyi misin sen?" Hemen kendimi topladım. Derin bir nefes alıp akan göz yaşlarını sildim. "İyiyim bir an bardak düşünce korktum." Kollarını bana sıkı sıkı sardı. "Odamıza gidelim biz dinlen sen." Barış'a baktım resmen yardım istiyordum odaya gitmeme izin verme kurtar beni dercesine. Oda sadece baktı ne demek istediğimi anlamamıştı demek ki tam mutfaktan çıkarken. "Aslı." Arkamı döndüm Barış gülümseyerek bana baktı. "İşin yoksa bana yardım eder misin diyecektim." Yardım mı ne yardımı ben ederim asıl şuan büyük yardımı kendi ediyordu. "Tabiki ne konuda?" Abisine baktı sonra gözleri yeniden beni buldu. "Şey kız arkadaşıma hediye seçeceğim bedenleriniz falanda aynı gibi bana çok yararın olur yengecim." Savaş kahkaha attı. "Manita yaptın yengenden yardım mı istiyorsun kerata." Barış abisine kısa bir gülücük yolladı Savaş'a baktım zar zor çıkan cümlelerin arasında. "Benim bir işim yok ama." Savaş gözleriyle beni süzdü. "Barış'a yardımcı olabilirsin o zaman." Kafa salladım. Barış kocaman gülümsedi sonra ben gülümsedim teşekkür ederim kahramanım olduğun için odaya gitseydim eğer burada ağladığım için beni tekrar dövebilirdi. Barış bana doğru geldi koluma girdi. "Gidelim kadınların zevkini anlamak hiç mümkün değil Allah'tan abim zevkli bir kadınla evlendi de yardımcı olacak yengem var." Savaş bu cümlelere gülerken ben sadece minik tebessümle karşılık verdim. Birlikte evden çıkıp arabaya geçince derin bir nefes aldım dönüp bana baktı bir şey demedi ama sadece birkaç saniye öylece baktı sonra arabayı çalıştırdı başta tek kelime etmedi radyoyu açtı hala ikimizden birinde ses yoktu ki sessizliği bozdu. "Aç mısın istersen önce bir şeyler yiyelim?" Kafa salladım sesi usul ve sakin çıkıyordu. "Kötü bir şey olduysa benimle paylaşabilirsin." Hayır hayır olmadı neden soruyordu ki şimdi. Hızla kafamı ona çevirip aynı telaşla iyi olduğuma ikna edici cümleler kurmaya başladım. "Hayır kötü ne olacak çok iyiyim ben." Kafa salladı. "Peki sen öyle diyorsan. Ee bana yardım edeceksin nasıl bir şey alsak." Gülümsedim. Yani hiç tanımadığım birine hediye seçme konusunda ne kadar iyi olurdum bilmiyorum. "Nasıl bir zevki var hiç bilmiyorum." Gözünü yoldan ayırmadan bana cevap verdi. "Tıpkı senin gibi sade, abartısız ve zevkli." Gülümsedim. "Üstümdekilerin çoğunu abin seçti." Kahkaha attı. "Abimin seçtiklerini ayırt edebiliyorum şu geçen giydiğin çiçekli elbisen mesela sana aitti." Kafa salladım onu annemle pazardan almıştım İzmir'in meşhur sosyete pazarı. Nasıl fark edebilmişti ki abisinin seçimi olmadığını. Kıkırdadım. Ben gülünce neye güldüğümü anlamasa da oda güldü. "O elbiseyi annemle pazardan almıştım yalnız kaliteli şeyler olduğu söylenemez." Abisinin aksine gayet mütevazi bir yanıt verdi. "Kıyafeti kaliteli yapan üzerinde marka yazan etiket parçası değil bence." Göz kırptı gülümsedim. Abisinin aksine kalbi güzel miydi onun yoksa gözü dönünce oda abisi gibi canavar olur muydu? Araba durunca avm'ye geldiğimizi anladım birlikte içeri girdik kadın mağazalarına girip çıktık elbiseler, bluzlar ve takılara baktık ama hepsi fazla abartılıydı en azından benim hoşuma gitmemişti Barış'ta kız arkadaşının da beğenmeyeceğini söyledi en sonunda bir elbise buldum kırmızı kolları salık eteği uçuş uçuş yıldız desenleri olan bir elbise askıyı elime alarak. "Aaa bak bu çok güzel değil mi?" Barış gözleriyle elbiseyi süzdü yüzünde oluşan gülümsemesi gamzelerini meydana çıkarmıştı. Baş parmağını kaldırarak. "Harika." Ona uzattım elbiseyi. "Tamam alabilirsin o zaman." Elbiseyi elimden almadı. "Dener misin bedeni nasıl olacak merak ediyorum." "S beden yani eğer aynıysak olur ona da." Ellerini birbirine birleştirerek "Benim için dene lütfen." Gülümsedim. Kabine geçip elbiseyi giydim omzumda morluklar belliydi saçlarımla onların üstünü kapatmak istedim kabinin kapısını açtım tam çıkmadan. "Bak oldu çıkarıyorum ben artık." Yanıma geldi. Baştan aşağı süzdü sonra elini uzattı. "Yengemsin diye demiyorum şahane olmuş." Tekrar göz kırptı o esnada omzumda olan saçlarımı birden geriye attı. Bu hareketi ile irkildim. Gözleriyle tekrar beni süzdü mor olan omzuma baktı saniyelik bakışın ardından. "Tamam şahane alalım bunu." Kafamla onayladım kabine girip elbiseyi tekrardan çıkardım Barış elbiseyi kasada ödeyip paket yaptırdı. Yanıma geldi "Teşekkür ederim Aslı." Teşekkür mü asıl teşekkürü binlerce kez ben etmeliydim. "Önemli değil." Diyerek geçiştirdim. Barış'ın ısrarları üzerine bir şeyler içmek için oturduk biraz sohbet ettik kız arkadaşından bahsetti sahi kız arkadaşı suratıma suyu bocalayan kız mıydı? "Geçen karşılaştığımız kız mı sevgilin? Anlamamış gibi yüzüme bakınca gülerek devam ettim. "Beni sevgilin sanıp yüzüme suyu bocalayan." Kahkaha attı. "O süs bebeği mi hayır hayır o değil." Fazla çapkındı okulda da ne zaman görsem başka kız vardı zaten yanında. Gülümsedim. "Biraz fazla kız var sanırım çapkınsın." Kahkaha attı "Ben mi asla." Kıkırdadım. Saat geç olmuştu en azından benim için öyleydi kardeşi ile de olsam Savaş geç kaldığım için delirebilirdi. "Kalkalım mı?" Kafa salladı birlikte otoparka doğru yürüdük tam arabaya geçerken kolumdan tuttu. "Aslı." Gözleri bana endişe ile bakıyordu neden böyleydi. Hafif gülümsedim. "Efendim." Omzumdaki morluğa dokundu. "Vücudundaki bu izler birçok yerde varlar." Dudağımdaki yaraya dokundu. "Sık sık aynı yerde yara oluyor." Kendimi çektim. "Sakarım ben vuruyorum devamlı." "Bana anlatmak istersen aramızda kalır." Gülümsedim ne kadar iyi kalpliydi keşke anlatabilsem sana abinin nasıl bir manyak olduğunu. Anlatamazdım ki anlatsam da bana inanmazdı kim abisinin manyak olduğuna inanırdı. Eline dokundum "Çok iyisin ama teşekkür ederim hiçbir sorun yok dediğim gibi sakarlıktan." “Tarafsız bir insanımdır. Biliyorsun bir sırrın bende güvende yani anlatırsan. Tuhaf şeyler dönüyor kafamda ama anlatırsan o taşlar oturur belki” “Anlatılacak bir şey olsaydı anlatırdım. İyiyim ben problem yok. Teşekkür ederim tekrardan.” Kafa salladı. "Tamam sen öyle diyorsan. Kapım hep açık yardım ederim” Gülümseyerek arabaya bindim. Sürücü koltuğunda Barış'ta yerini alınca eve doğru gitmeye başladık her şeyi itiraf etmek istedim söyleyeyim anlatayım ama olmadı. Eve geldik teşekkür ettim yukarı çıktım Savaş odada koltukta tv izliyordu beni görünce yanıma geldi. "Karıcığım özledim seni." Bir adım geriye doğru gittim. Bana yaklaşmasından korkuyordum hızlı adımlarla yanıma geldi kollarımı tuttu. "Sen beni özlemedin mi?" İğrenerek yüzüne baktım bu ifademi fark etmiş olacak ki. "Bana neden öyle bakıyorsun." Hafifçe ittim. "Canımı yakıyorsun sonra gelip bana dokunmak istiyorsun benden uzak dur lütfen buna dayanamıyorum. Psikolojimi mahvettin kendin zaten normal değilsin. Hayatım seni gördüğüm günden beri boka döndü. Seninle aynı ortamda bulunmak bile yeterince geriyor beni. Gerçekten çok kötü bir adamsın.” Kolumu sinirle cimcikledi acıyla biraz inledim. Sonra yüzümü ellerinin arasına alıp sıktı "Sen benimle nasıl konuşuyorsun?" Hızlıca elinden kurtuldum kolumdan tuttu. "Yeter Savaş lütfen." Kollarımdan tutup yatağa attı üzerime abandı. "Dokunma. Çek o iğrenç ellerini üzerimden” Eliyle ağzımı kapadı. "Kapa çeneni." Çırpınırken umurunda bile değildi elleri elbisemin altında doğru gitti iç çamaşırımı hızlıca çıkardı ellerinden kurtulmaya çalışırken ağlıyordum bir ara ağzımı kapattığı elini çekti. "Savaş istemiyorum lütfen yapma lütfen." Ağzımı tekrardan kapattı diğer eliyle cinsel bölgeme baskı uygularken bir anda parmaklarını soktu o an hissettiğim acı ile bağırmak istedim ama ağzımı kapadığı için bunu yapamamıştım gözümden yaşlar akarken o parmakları ile baskı uygulamaya devam ediyordu. Bunu yapmak ona zevk veriyordu değişen yüz ifadesi canımı acıttıkça onun suratında oluşan haz. Sapıktı iğrenç bir sapık. Elimle itmeye çalıştım ama izin vermedi elini ağzımdan çekti canım öylesine yanıyordu ki cinsel bölgemde oluşan yanma hissi acı öylesine kötüydü ki ağlarken yalvarmaya başladım. "Lütfen yapma yalvarırım." Ellerini çıkardı son bulduğunu zannettiğimde içime girmişti vücudum acıdan titrerken saçımdan tuttu. "Bana nasıl davranman gerektiğini öğreneceksin. Ben senin kocanım benden nefret edemezsin. Beni sev Aslı bana birkez olsun sevgini göster” Ağlamamın arasında "Midemi bulandırıyorsun nefret ediyorum senden. Ölene dek nefretim bitmeyecek sana. Asla sevmeyeceğim seni hastalıklı pis ruh hastası sapık. Cehenneme git. Piç kurusu” Yüzümü ellerinin arasına alarak sıktı boynuma öpücük kondurup içimde daha hızlı gidip gelmeye başladı. Bitmesi için Allah'a yalvardım bunu yaşamamak için tekrardan olmaması için gözlerimi kapadım ve son bulması için dua ettim saniyeler içinde üzerime yığıldı aldığı zevk ile yüzüme yeniden öpücük kondurdu ittim onu bayılmak üzereydim o anda hızla banyoya gittim ve kusmaya başladım bir yandan ağlıyor bir yandan kusuyordum. Kirliydim iğrenirim. Odaya girdim üzerime başka bir şey geçirdim Savaş yataktan kalktı yanıma geldi "Yine harikaydın karıcım." Alnımı öpmek istedi geri çektim kendimi ağlamam devam ederken yüzümü ellerinin arasına aldı. Öfkeme yenik düştüm kasıklarına doğru yumruk geçirdim. “Ahhhh.” Geber pislik geber. Bileğimden yakaladı. Suratına tükürdüm. Tırnaklarımı koluna geçirdim bu kez o bağırdı. Suratını tuttum. Var gücümle sıktım “Zavallısın Savaş sana acıyorum. Şiddet hayatının bütünü olmuş ama ufacıksın. Gücün yok, iyi yanın yok, bitik bir haldesin tedavi edilmen gerek. Nasıl sevilir bilmiyorsun böyle giderse zaten birisi de seni sevmez. Ben seni öleceğimi bilsem sevmem bunu bil…Benden sevgi namına tek bir şey görmeyeceksin. Aklı başında hiçbir kadın sen ve senin gibileri sevmez. Senden kurtulmak için gün sayıyorum” Öfkelendi bana bir şeyler demek istedi ama dememeyi tercih etti. Koluna geçen tırnaklarım canını acıtmış kanatmıştı orayı. Banyoya gitti. Bedenim adeta titriyordu. Yaşadıklarımın bir kabus olmasını diledim. Uyanayım ve üç ay önceki Savaş'sız hayatıma döneyim. Lütfenn.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD