Bölüm 10

345 Words
Gül sakince odaya girdi. Mercan’ın çalışmasına bakıp gülümsedi. -Bunları sen mi yaptın? Başını salladı. -Daha taslak ablam. Bi şey mi istedin? Hafta sonuna yetiştirmem lazım. -Cihan beye servis açılacak. Ben yapayım dedim. Özellikle seni istiyor. -Tamam ablam. Üzerindeki tayta baktı. Sıkıntı ile yerinden kalkıp bir gün önce giyindiği boydan elbiseyi üzerine geçirdi. Gül merakla -Tatlım neden bunları giyindin? -Uzun hikâye abla. Böyle rahatım. Cihan bey görünmez ol dedi. -Haaa… Gül, anlamamıştı ama zamanı geldiğinde biliyordu ki açılacaktı. Mercan, hızla mutfağa geçti. Servis takımlarının olduğu tepsiyi aldı. Yemek odasına taşıdı. İçerden Cihan’ın sesi duyuldu. -Çalışma odama getir. Sessizce kapıyı tıklattı. -Gir Mercan İçeri biraz ürkekçe girdi.  Cihan çalışma masasında bilgisayarında başını yaptığı işten kaldırmadan -Yanıma bırak. Ne yemek var.  Boğazını temizledi. Yemek servis takımını masaya yavaşça koyarken -Ezo gelin çorba, tas kebabı, pilav, salata, -Salata getir. Sessizce odadan çıktı.  Gül -Ne istiyormuş? -Salata -Deli oğlan çalıştığında ne yediğinin farkında değil. Hiç salata yeter mi? Hızlıca Cihan’ın sevdiği tostan yaptı. Yanına sıcacık çay koydu.  Mercan telaşla -Ama Gül abla. -Sen götür bir şey derse benim yolladığımı söyle Başını korkarak salladı. Odaya girdi. Masaya korkarak bıraktı. Cihan yiyeceklere bakıp sinirle Mercan’a döndü. -Sana ne dedim? Kulakların duymuyor mu? Gözleri doldu.  Tek eli ile gözlüğünü geri itti. Sakinliğini korumaya çalıştı. -Efendim Gül abla ısrarla gönderdi. -Başımın dertleri al götür çabuk. Ne dediysem o olacak -Pe-pe –peki efendim. Telaşla elleri titreyerek tostu aldı zoraki odadan çıktı. Cihan sinirle Mercan’ın arkasından baktı. Mercan mutfakta sabırsızlıkla bekliyordu.  Servis tabaklarını alacaktı.  İçeriden Cihan’ın sesini duyduğunda oturduğu yerden sıçradı. -Mercaaann Koridorda yürürken sessizce küfür ediyordu. -Allah’ın cezası ne var ne pislik? Telaşla yanına gitti. Başı yerdeydi. -Buyurun efendim. İçinden “Geri zekâlı “ demek geldi. Yutkundu. -Hangi cehennemdeydin. Al götür bunları çabuk. Hızla masadaki boş tabakları aldı. Elleri gözle görülür derecede titriyordu. Odadan çıkarken Cihan’ın sesi ile durdu. -Sen sabah nereye gittin öyle? Cihan’a yüzünü dönmeden. -Efendim okula gittim. Cihan sinirle yerinden kalkıp Mercan’ın yanına gitti. -Kimden izin aldın? -Ama şeyyy… İyice omuzları düştü ellerindeki tepsi neredeyse düşecekti. -Yüzünden ne hayır gördüm ki arkanı dönüyorsun küçük hanım.  Dön bakalım. Panikle döndü.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD