Cihan ters ters annesine baktı.
-Güzel kızım mı? Hadi ya anne o kadar da değil.
Fadime anne, Mercan’ın koluna girdi.
-Hem de çok güzel. Kızım…
Mercan korku dolu gözlerle kadına baktı. Cihan ilk kez Mercan’ın o şekilsiz gözlükler altındaki gözlerini seçebildi. Yüzü çillerle kaplıydı. Belli ki teni hiç güneş yüzü görmemişti. Hassas olduğu belliydi. Yaşlı kadın sıkıca sarıldı.
-Ben Fadime annen. Kızım, bu deli oğlanın anasıyım. Senin de ananım.
Mercan sessizce kadının elinden öptü.
-Hoş geldin güzel kızım.
Cihan topukları üzerinde döndü. Başını sinirle salladı.
-Güzel kızmış. Hayır, yani ben mi körüm yoksa siz mi kafayı yediniz?
Fadime
-Hoca efendi geldi nikâh için bekliyor.
Cihan sinirle
-Nasıl olacak yaa? Zorla boynuma esaret zincirini takıyorsunuz. Yapmayın. Kıza yazık olacak.
Mercan, iyice kırılmıştı. Gerçi aşağılanıp hor görülmeye alışıktı alışık olmasına ama işte yine böyle pat diye söylenince... Eee tabi adam da haklıydı.
-Alınma küçükte sözüm bizimkilere... Hiç denk miyiz? Sorun bakalım evlenmek istiyor muyum? Hayır, milyon kez hayır. Benim İstanbul'da kendime göre hayatım var. Sevgililerim var. Bu kız hayatımın hiç bir yerinde olamaz ya... Hem ona yazık olacak hem bana.
Evin salon oluğunu düşündüğü büyük kapısı açılıp içerden bastonlu yaşlıca bir adam çıktı. Ev halkıda gürültü ile odaya doluşmuştu. İlk kez gördüğü insanlardan çekinip Fadime ananın kolunu sıkıca tuttu. Kadın kolundaki eli sevgi ile okşadı. Babası kükremişti.
-Kes sesini. Az sonra hoca gelir.
-Kim istiyor evlenmek? Yazık olacak küçüğe… Çok canını yakarım.
Fadime anne patladı.
-Kızın günahı nedir ki kızı inciteceksin?
-İstemiyorum. Onunla evli kalmak istemiyorum. Şayet evlensek bile ona elimi sürmem. Hayatıma devam ederim. Mercan ‘mıdır nedir onunla evlendirirseniz yemin ediyorum kızın burnundan getiririm.
-Babası elindeki bastonu havaya kaldırmıştı ki abileri kolundan tuttu.
-Hele yap bakalım. Evlenecek ve gelinimle birlikte gideceksiniz.
Fadime Mercan’ın elini ellerin arasına alıp gözlerinin içine baktı. Sesi yumuşacıktı.
-Korkma meleğim. Zamanla tanıyacaksın.
Yaşlı adam ise Cihan’ın aksine gözlerinde içten gülümseme ile Mercan’ı izledi.
-Hoş geldin kızım. Bizim haytaya iyi geleceğe benzersin. Adım Mehmet ama bana baba dersen mutlu edersin.
Mercan bir an bocaladı.
-Baba mı?
Hiç babası olmamıştı ki. Nasıl diyebilirdi? Baba kelimesinin altında çok yaraları vardı. Başını sessizce salladı. Fadime odadakileri tek tek tanıttı ama Mercan utancından başını kaldırmadığından kim kimdir bilemedi. Daha evleneceği adamın neye benzediğini bilmiyordu. Çok sıkıldı. Nefes almakta zorlanıyordu. Derin, derin soluklandı. Mehmet ağa iyice sesini yükseltti.
-Cihaaann…
Cihan birkaç dakika sonra hızla odaya geldi.
-Ne var baba? Alın dediniz aldım geldim ama evlenmem.
-Evleneceksin o kadar.
Aile baskısı deyin, ne derseniz deyin günün akşamında Mercan Cihan’ın eşiydi. Ve sessizce İstanbul uçağına binmişler yan yana oturmaktaydılar. Mercan pencere kenarından dışarı bakıyorken Cihan elindeki dosyaları dikkatlice incelemekteydi. Eve kadar ne Cihan konuştu ne de Mercan.
İstanbul yaşadığı şehirdi. Hava alanından çıktığında biraz daha olsa gerginliği azalmıştı. Sessizce Cihan’ı takip etti. Kapının önüne gelen son model araca binip hızla eve ulaştılar. Ev denemezdi. Bildiğin çiftlikti. Ömerli yakınlarında büyük alana sahip çiftlikti. Bahçe kapısı ağır ağır açılırken güvenlik hızla kapının önüne geldi saygı ile selamladı.
-Hoş geldiniz efendim.
Birkaç dakika sonra konağın içindelerdi. Cihan’ın hemen arkasında sessizce binadan içeri girdi. Çalışanları kapıda karşılamışlardı. Cihan çalışma odasına doğru ilerlerken,
-Gel benlen bakalım.
Mercan sessizce onu takip etti. Girdiği oda hayallerinin ötesindeydi. Çok güzel çalışma odasıydı. Duvarlar kitaplarla doluydu. Gülümsedi. İstem dışı eli sevgi ile raflara dokundu. Derince soluklandı. Cihan sinirle,
-Dokunma onlara dedim.
Tam karşısında durdu. İki elini göğsünde kenetledi.
-Şimdi konuşalım.
Mercan başını olumlu anlamda salladı.
-Ben konuşurken ayaklarına değil yüzüme bakacaksınız küçük hanım.
Mercan korku ile Cihan’a bakınca ilk kez genç adamı fark etti. Neredeyse iki metreye yakındı boyu ve dinamik ve son derece yakışıklı ve, ve karizmatik ve,ve, ve….