Bölüm 4

535 Words
Ceren -Son dönem. Aydan’cığım, Mercan çok başarılı. Hocaları umut dolu diyor. Abinle konuşup okumasa için izin alır mısın? Aydan sıkıca Mercan’a sarıldı. -Yaparım. Kabul etmese de aile baskısı ile bunu başarırım. Sen dert etme. Okuyacaksın. Mercan, sessizliğini korumaya devam ediyordu. Aydan sıkıca sarıldı. -Ne olur affet. Akşam olmak üzereydi. Kulübedeki eşyalara bir süre baktı. Küçük bir sırt çantası ve bilgisayar... Tüm eşyası bu kadardı. Kırık olan aynadaki yansımasına bakındı. Üzerindeki allı güllü bol elbiseyi anneannesi bile giyinmezdi. Böyle hor görünmelere alışmıştı. Belinde olan ateş kızılı kıvırcık saçlarını sıkıca ördü. Yanlarından çıkan saçları da tel tokalarla tutturdu. Gözlerine taktığı şekilsiz, numarasız gözlüğü ile adeta görülmez olmak istiyordu. Yine de görülüyordu. Hep çilliydi. Oldum olası çillerden ve kızıllıktan hoşlanmamıştı. Elbisenin bol ve uzun olması işine geldi. Yakasına kadar olan düğmeleri ilikledi. Sırt çantasını eline aldı. Ayağındaki iyice eskimiş siyah spor ayakkabısı ile üzerindeki siyah allı güllü uzun kollu anneanne elbisesini giyinmiş hazır bekliyordu. Açık yeşil gözlerini uzunca kirpikleri gölgeliyordu. Son kez odada göz gezdirdi. Duvarları okşadı. Yeni çilesine başlamak için kulübeden dışarı adımını attı. İçinden, daha kötü ne olabilir dedi. Ceren ve anneannesi yanında konağın ana girişine geldiler. Kapının önünde duran cipi görmüştü. Başını kaldırmadan dedesinin yanına gitti. Hikmet ağa kolundan tutup gözlerinin içine sertçe baktı. -Cihan ağa artık senin efendindir. Bileğinden tutup Cihan’ın önüne fırlattı. Düşecek gibi bir an sendeledi. Cihan sinirle önünde olanları izliyordu. Neydi önüne atıkları? Bir an içinden saydırıp sinirle söylendi. -Başka kız mı yok konakta? Hikmet ağa, -Budur. Berdelin hakkı budur. Hakkına razı ol. Cihan ağa fazla uzatmadan kızı al git. Cihan’ın öfkesi gözlerinden taşacak gibiydi. Koskoca Cihan holdingin sahibi Cihan Ateşhan’ın önüne atılana bak diye içinden söylendi. Kız sokaktan geçerken bile asla fark etmeyecek kadar iticiydi. -Ne yapayım bu kızı? -Berdelin hakkı budur dedim. Sinirle başını salladı. Aydan ne kadar abisinden korksa da hızla yanına gitti. -Abiii! Cihan elini kaldırdı. Aydan kolu ile başını koruyunca Cihan o an ne yaptığını fark etti. Kolu havada asılı kaldı. Avazı çıktığı kadar bağırdı. -Aydannn! Sanki yer yerinden oynayacaktı. Aydan korku ile ağlamaya başladı. -Abiciğim bi dinle istersen? Cihan, sinirle önünde yaprak gibi titreyen evinde hizmetçi olarak dahi çalışmayacağı kıza baktı. Mercan iki eli önüne bağlamış başı yerde sessizce bekliyordu. -Başka kız yok mu dedim Hikmet Ağa? -Yok, ağalarla verilen karar budur. Sende kabul ettin. Berdelin hakkı budur. Cihan yerinde duramıyordu. Bir an düşündü. Aslında belli bir süre yanımda kalkan olarak kullanabilirim. Sinirle Mercan'a bakarken bakışları adeta kızı ayakların altında çiğnemek ister gibiydi. -Yürü… Yürü bakalım. Mercan sessizce araca doğru yürürken düşünemiyordu. Tek istediği okuluna devam etmekti. Tek isteği tek yaşama gayesiydi. Birde kız arkadaşları ile çaldıkları küçük orkestraları vardı… Tüm yaşamı okulda kız kıza yaptıkları etkinliklerdi. Aracın arka kapısın açıp içeri sessizce girdi. Cihan sinirle aracın kapısını açıp şoför koltuğuna oturdu. Dikiz aynasını Mercan’a göre ayarlayıp, aracı çalıştırdı. Bir süre sessizce yol aldılar. Mercan hala başı yerde sessizce durmaktaydı. Ağlamıyor neredeyse nefes dahi alamıyordu. Sertçe sordu. -Adın? Sesi duyulur duyulmazdı. -Mercan Duymadım. -Mercan efendim. -Bak Mercan sakın hayallere kapılma. Bu lanet işe rızalığımla girmedim. Başını salladı. Konağa gittiklerinde araçtan indiler. Mercan’ın hala başı yerdeydi. Etrafına bakamıyordu. Cihan sinirle dirseğinden tuttu. -Yürü bakalım küçük hanım. Çekiştire, çekiştire konaktan içeri soktuğunda kapının önünde güleç yüzlü, oldukça şişman kadın kollarını sevgi ile açtı. -Hoş geldin güzel kızım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD