SERHAT Kapının önünde duruyordum . Zümrüt açmıyordu . Beklemek istemiyordum ama zorlamak da istemiyordum . Çok şey yaşamıştı . Aklımı meşgul etmeliydim . İşlerim vardı . Aşiretin başındaydım , koca bir şirketin yönetimini üstleniyordum . Şirkete gitmek üzere yola çıktım ama aklım hep Zümrüt ’teydi . Sonra telefonum çaldı . Ayşe arıyordu . " Gelinağam kapıyı açmıyor , ağam . Ses de vermiyor . " O an beynimde bir çığlık koptu . " En kötü ölebilirim … " Zümrüt ’ün sesi kulaklarımda yankılandı . Araba sürmüyordum , adeta uçuyordum . Kapıyı zorladım , açılmadı . Bütün gücümle ittim , kırdım . Yatağın üzerinde Zümrüt baygın yatıyordu . Ruhsuz , cansız bir beden gibi … Kucağıma aldığım gibi arabaya koştum . " Uyan Zümrüt ! Uyan ! " Beni duyuyor muydu bilmiyorum . Hastaneye vard

