Gülce, gözünü yoldan ayırmadan gaza biraz daha yüklendi. Dikiz aynasına bir bakış attı. “Celal,” dedi. “Arkamızdan gelenler senin adamların mı, yoksa peşimizde birileri mi var?” Celal, aniden gözlerini açıp aynaya baktı. “Ama ben böyle işi sikerim ha!” deyip kızın korkudan sararan yüzüne bir bakış attı. “Bülbül, bas yavrum. Arkana bakma. Hiçbir ışıkta durma!” Gülce, dediğini yaparken “Adamların nerede?” diye sordu. Celal, cevap vermedi. Kaşlarını çatmış, yeniden silahını çekmişti. Kurşunları kontrol edip torpidoyu açtı. Bu sefer mermi dizmeyle uğraşamayacaktı. Sinirle şarjörü değiştirirken telefonu kulağına dayadı. “Necmi neredesiniz?” Necmi, “Arkandakilerin arkasında,” dedi. “Bunlar farklı tipler. Kimler anlamaya çalışıyorum.” Celal, “Nasıl farklı tipler?” deyip camdan bir bakış da

