--- Çakır’ın kollarında, o huzurlu anın içinde Şilan’ın yüzü birdenbire bembeyaz kesildi. Az önceki tutkulu ve neşeli hali, yerini aniden bastıran keskin bir bulantıya bıraktı. Elini hızla ağzına götürerek Çakır’dan geri çekildi. Çakır, Şilan’ın bu ani değişimini görünce hemen doğruldu. Gözlerindeki o muzip bakış bir anda yerini derin bir endişeye bıraktı. “Şilan? Ne oldu güzelim? Rengin attı bir anda...” Şilan cevap veremedi. Midesindeki tarif edilemez bulantıyla yataktan fırladığı gibi banyoya koştu. Çakır da hemen arkasından gitti. Kapının önünde endişeyle beklerken Şilan’ın halsizce dışarı çıktığını görünce onu hemen belinden kavrayıp yatağın kenarına oturttu. “Canım, neyin var? Kötü bir şey mi yedin, yoksa o Soranilerin siniri mi vurdu midene?” Şilan derin derin nefes alarak baş

