Soğuk hava ellerime ve yüzüme sirayet ederken acıdan ağlamak üzereydim. Bir de üzerine benden daha ağır poşetlerle yürümek eziyet gibiydi. Nefes nefese bizim mahallenin yokuşunu tırmanmaya başladığım sırada telefonum çalmaya başladı. Kenarda durup elimdeki poşetleri yere bıraktım. Ellerim o kadar donmuştu ki oldukça acıyordu. Zorlukla elimi cebime koyup telefonumu cebimden çıkardım. Kırık telefon ekranımda yazan isimi görünce o kadar mutlu oldum ki. İçinde bulunduğum durumu boşverip hızla cevaplayıp kulağıma yasladım. " Güzelim..." Allah'ım bir insan nasıl yalnızca sesi ile bile mutlu edebilirdi..? Anlayamıyorum... " Efendim..?" " Efendim ne..?" İma ettiği şeyi çok iyi anlamıştım. Bu soğukta bile kızarırken derince yutkunup " Efendim Ömer..?" dedim. Bir an sessiz kalıp tekrar konuşt

