Sıcak yatağımın içerisinde kaybolmayı istediğim rüzgârlı bir kış gecesindeydim. Yalnızlığın getirdiği yoğunluk boğazıma ilkmekler döşemişti. Parmaklarımın ucuna kadar uyuşmuş, duvarların üzerime gelen sessizliği içerisinde adeta boğuluyormuş gibiydim. Birisi çıkıp gelse ve onunla benim hâlimi görse muhtemelen hayatımızdaki en berbat günlere ismini kazıyan bir hâlde tarihe geçecekti. Yine de kokusu buram buram burnuma geliyorken onun varlığını öteye itmek gibi bir alışkanlığım olmasa da söylediklerini sindirecek yanım da yoktu ne yazık ki. Çenemdeki elinin sert olmamasından yararlanıp başımı yeniden yüzüne çevirdiğimde Tanrı'nın beni sınamak için gönderdiği hâlini görebiliyordum. Yine de sesimi çıkaracak takatim yokken yavaşça nefes aldım. "Her şeyi sen mi planladın?" Gözler yüzümün

