40. BÖLÜM

862 Words

  Kondurulmamış yalnızlıkların ardı değiştiren milyonlarca insanın anısına dikilmişti gökyüzü. Üzerine işlenen bulutlar düşünceleri, güneş ise çıkış yolu misali kara bir delikten ibaretti. "Alya, hadisene!" diyen Dilruba ile elimdekileri zar zor bacaklarımla destekleyerek tuttum ve spor ayakkabılarımın üzerinde koşturmaya çalışırken dağılmış, gözümün önüne düşmüş birkaç tutam perçemimin ardından ona baktım. "Geliyorum işte. Ne yapıyorum ben burada?" diye nefes nefese ona cevap verdiğimde söylediklerimi umursamadı bile. "Hadi! Bak gidiyorlar. Acele et!" demesiyle kestane rengi gözlerini kocaman açmış ileriye bakıyordu. Derin bir nefes alıp bıraktım ama arkasından koşturmaya devam ettim. "Bilseydim annemin vazosunu sonra alırdım mağazadan. Ya kırılırsa? Biliyorsun, onun için bu vazo çok

Great novels start here

Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD