Gecenin ayazında üzerime düşen karanlığın izbe sessizliği... Ayın akılalmaz, nispet yaparmış gibi parıldaması... Nefesimdeki titreklik, bedenimin inanılmaz soğukluğu... Sanki hepsi üzerime bırakılmış bir felaketin delaletiymişçesine açık ve berrak duruyor. Sanki insanların içerisinde yalnız kalmış beni bulan tek şey karanlık. Ne garip. Yalnız kaldığımda bile onu hatırlayıp onca şeyin arasında kalacak kadar çıkmaza düşmüşüm... İnsanların seslerini içeriden duyabiliyorum. Ama sanki söylenilenlerin aksine, hepsi bir uğultudan ibaret. Alkış yapıyorlar sanki gözüme sokmak istercesine. Oysaki hiçbirisi bilmiyor orada, platformda durmuş adamın bana ait olduğunu. Gerginleşen bedenim bir an beni taşıyamıyor ve geriye doğru bir adım atıyorum. Tam da o sırada, yanımdaki ismini bile bilmediğim ad

