Zevkin Karanlık Yüzü 🔥

565 Words
Paris, geceye hazırlanıyordu. Sokak lambalarının altında parlayan taş yollar, ıslak kaldırımlarda yansıyan araç ışıkları ve her köşede hissedilen baştan çıkarıcı bir uğultu… Şehir nefes alıyordu. Ve Liva, o nefesin tam kalbindeydi. Üzerinde beyaz saten bir elbise vardı; sırtı tamamen açıktı, etek ucu uyluğunun ortasında bıçak gibi kesilmişti. Her adımı, yerde yankı gibi sürünen zarif topuk sesleriyle birleşiyordu. Paris’in şık restoranlarından biri olan Le Clair de Lune’a girdiğinde, içerideki tüm bakışlar ona çevrilmişti. Liva bunu seviyordu. Bakılmayı, arzulanmayı, ulaşılmaz olmayı... Bir garson onu karşılayıp pencere kenarındaki köşeye aldı. Şehir manzarası nefes kesiciydi ama Liva'nın göğüslerinin hafifçe dalgalanışı, göğsüne düşen ince altın kolyesi ve gözlerindeki o hırçın parıltı... Manzarayı gölgede bırakıyordu. Şarabını yudumlarken içeri o girdi. Emir. Koyu lacivert bir takım elbise, jilet gibi kesilmiş saçlar ve etrafa güven saçan o duruş... Liva hemen fark etti onu. Erkeklerde ilk dikkat ettiği şey elleriydi. Emir’in elleri güçlüydü, kararlı. Lüks saati bilek kemiğine tam oturuyordu. O adım adım bara doğru ilerlerken, Liva göz temasını kaçırmadı. Bir kadın, bir erkeği böyle izliyorsa... onu çoktan seçmiş demektir. Emir bara oturdu, bir viski söyledi. Gözleri bir anlık Liva’ya takıldı. Liva gülümsedi. Gülümsemesi, alaycı değil; davetkârdı. Emir karşılık verdi. Ardından garsona bir not uzattı. Liva'nın önüne bir şarap şişesi geldi, yanında minik bir zarfta bir cümle: “Eğer bir yabancı geceyi daha güzel kılabiliyorsa, neden yalnız olasın?” Liva gözlerini kaldırdı. Emir hâlâ bakıyordu. Dudaklarıyla bir teşekkür fısıldadı, ardından ayağa kalktı. Şarabını aldı ve onun yanına gitti. “Sanırım aynı şeyi düşünüyorduk,” dedi Liva, sesi tül gibi yumuşak. “Ben sadece gecenin değerini bilen biriyle paylaşmak istedim,” dedi Emir. İlk cümleler hep zariftir. Asıl oyun sessizliklerde oynanır. Aralarında geçen bakışlar, dizlerinin kazara değmesi, şarabın dudaklarda bıraktığı ıslak iz... Her şey tensel bir öngörünün işaretiydi. Liva eğildi, parmaklarını Emir’in kravatına dokundurdu. “Senin gibi adamlar genelde yalnız olur,” dedi. “Senin gibi kadınlar yüzünden,” diye cevapladı Emir. O gece bir asansörde bitti. Otelin en üst katında, şehre tepeden bakan bir süitteydiler. Emir kapıyı kapatır kapatmaz Liva'yı duvara yasladı. Dudakları birbirine saldırırcasına yapışıktı, eller vücutları tanımaya başlamıştı. Liva’nın elbisesi, çıtırtılarla çözülüyordu. Emir’in elleri kadının sırtından kalçalarına iniyor, her kıvrımda biraz daha saplanıyordu. Liva bir an geri çekildi. Gözleri koyu karanlıkta yıldız gibi parlıyordu. “Sana kendimi vermeyeceğim Emir... Ama beni tadabilirsin.” Emir, bu cümleyle adeta çıldırdı. Liva’yı yatağa attı, üzerine kapandı. Diller, tenlerde dolaştı; tırnaklar sırtlara gömüldü. Liva’nın göğüsleri Emir’in ellerine dolduğunda kadın hafifçe inledi. Bacaklarını adamın beline doladı, ıslandı… Emir onun boynuna dudaklarını değdirdiğinde, Liva elleriyle adamın saçlarını çekti. “Daha derine gir,” dedi fısıltıyla. “Kendini kaybet.” İlk birleşme, dizlerinin üzerinde gerçekleşti. Liva öne doğru eğilmiş, elleriyle yatağı tutarken Emir arkasından onu dolduruyordu. Her girişinde, kadın vücuduyla titreşiyordu. Kalçaları ritimle sallanıyor, aralarındaki hava ter ve zevkle doluyordu. Sonra pozisyon değişti. Liva onun üzerine çıktı. Kalçaları daireler çizerken, dudaklarını Emir’in göğsüne kapattı. Dişleriyle izler bırakıyor, adamın nefesini kesiyordu. Zaman durmuştu. O anın içinde, tek gerçek şey bedenleriydi. Emir, boşaldığında titredi. Liva ise hâlâ dimdik oturuyordu. Gözlerinde ne şefkat ne de bağ vardı. Sadece tamamlanmış bir işin memnuniyeti. Gece bittiğinde, Liva bir kez daha kayboldu. Sabah Emir gözlerini açtığında odada yalnızdı. Elbisesi, ayakkabısı, parfümü... hiçbir iz kalmamıştı. Yastığın üzerinde bir kart vardı. “İkinci gecede sorular başlar. Ama ben cevapları sevmem…” Emir kartı eline aldı. Liva’nın kokusu hâlâ kâğıttaydı. Ve o an anladı: O kadını yeniden görmek zorundaydı. Çünkü onunla sadece yatmamıştı, o kadınla yandığını fark etmişti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD