Ekrem sessizce adımlarını kapıya doğru atarken gözlerim hala elindeki silahtaydı . Neler olmuş ben uyurken böyle ? Bak seeeen ! Yavaşça deliğe eğildi , sonra rahatlamış gibi derin bir nefes verdi ve bir eliyle silahı tişörtününün arkasına sıkıştırırken öbür eliyle de anahtarı çevirdi . Kapı açılır açılmaz soluk soluğa içeri babam daldı . Hızlı hızlı siyah spor ayakkabılarını ayak yordamıyla çıkartıp ayakkabılığa doğru ittirdi . Önce mutfağa sonra salona koşturdu . Bunları görmemis olsam da kulağım dolan seslerden olanlar gözümde canlanı veriyordu Bizi aradığını farkedince :
- Benim odadayııııız
diye seslendim. Bir anda yanımıza ışınlandı sanki. Çalışma masamın sarı renkli, tekerlekli sandalyesini çekip biraz soluklandıktan sonra :
- İki sokak alttaki bakkala birileri bizi sormuş .
Annem :
- Kız hastaneden çıktı bey . Şimdi duyan gelmek isteyecektir , gelen misafirler yolu bulamayınca sormuşlardır işte . Sen niye bu kadar panik oldum ? Onu de hele .
- İşte dur bi hanım anlatayım , ben de öyle sandım çektim tabureyi oturd um yanına " Kız hastaneden yeni çıktı diye , ziyarete gelenlerden biridir Lütfü , diyeydin İki sokak yukarıda , mavili ahşap bina diye . " dedim .
- Yok , öyle değil . Siyah , spor giyimli 2 adamdılar , göz ucuynan bakıverdim .
Belalı tipler benziyolladı . Dükkanın kalabalığını bahane edip duymazdan gelem dedim de ısrarnan aynı soruyu tekrarlayıp durdular . Ben de korku verdim amma renk vermedim.
" Dediğiniz gibin birini yok buralada." deyip geçiştirdim, dedi.
Azıcık soluk alıp devam etti Lütfü :
- Birinin sol elinde baş parmakla el arasında dikiş atılmış gibi dövme varmış . Diğeri de sokak serserisi tipinde , yirmili yaşlarının sonlarında görünüyorlarmış , bu kadar hatırlıyormuş .
Babamın yüzünden kanın çekilişini izledik . Çok korkmuş görünüyodu .
- Çocuklar ben bu adamları tanıyorum ! Onun adamlarından ikisiydi işte anlattıkları . Birinin adı Ufuk'tu da diğerini hatırlamıyorum .
Artık dili susmuş, gözleri anlatıyordu tehlikeyi . Çocukken " Benim kahraman babam Allah'tan ( c . c . ) başka kimseden korkusu olmayan en güçlü adamdır" derdim . Bugüne kadar gerçekten de hiç birşeyden korktuğunu görmemişimdir . Fakat bugün korkunun en saf, en ürkek halini görüyorum babamda . Belki de can korkusu ya da belki de bizim yüzümüzden canan korkusu . Ne olursa olsun babam birşeyden korkmuşsa durum felaket demektir . Allah yardımcımız olsun .
İçimden ' Allah' ım sen bizden ; benden ve ailemden merhametini esirgeme , bize taşıyamayacağımız yükü yüklemezsin Sen . Sen herşeyi hakkıyla bilensin . Yüce Rabb' im biz aciz kulların olarak korkumuza yenik düşüyoruz . Korkularımızdan kaçıp sadece Sana sığınıyoruz . Sen bize güç ver . O zalimlerin eline düşürme ! ' diye dua ederken gözleri üzerime çekmemek maksadıyla ağlamamak için çırpınıp dururken içten içe, içimdeki gözyaşı nehirlerim su baskınına neden olmuş tüm benliğimin ruhum çekilircesine beni boşlukta bırakarak sarsıldığını hissediyordum artık .