"En çok onlardan korkuyorum." "Hislerinden?" dedim merakıma engel olamayarak. Emelie'nin kara kutu olduğu anlardan birindeydik. Anlatmayacağı yada açıklamayacağı zamanlarda sessizleşirdi. Yüzündeki o sessiz ifadesi beni huzursuz ediyordu. Konuşmayı reddeder gibi sessizliğini sürdürdü. Anlatmasını istiyordum, dürüst olmasını, içini dökmesini... Dinlerdim. Dudakları arasından dökülen her kelimeyi dinlerdim. Çenesinin altından tutup, hafifçe kaldırdım. Başını koluma yasladı, biraz daha yakınıma sokuldu. Dudaklarını bükmüştü, ona karşı içimde gereğinden fazla merak vardı. Bensiz neler yaptın? Artık neden resim çizmiyorsun? O gümüş bileklikleri neden sürekli takıyorsun? On yıl boyunca neden New York'a hiç gelmedin? Benim Paris'e gelememek için yeterli sebeplerim vardı. Tehlikeye batmış durum

