Alçin, sabahın ilk ışıklarıyla gözlerini araladığında, başını Bora’nın göğsüne yasladığını fark etti. Onun düzenli nefes alışları, kalp atışlarına karışıyordu. Bir an için her şeyin nasıl bu kadar hızla değiştiğini düşündü. Kalbinin en derin köşelerinde sakladığı duygular, artık tüm gerçekliğiyle gün yüzüne çıkmıştı. Gözlerini kapattı ve bu anın sonsuza dek sürmesini diledi. Ancak, içindeki huzur ona farklı bir plan fısıldıyordu. “Ona bu sabah güzel bir kahvaltı borçluyum,” diye düşündü. Yavaşça yerinden kalktı, ve Bora’yı uyandırmadan sessizce üzerini örtüp onun gömleğini giyinerek odadan dışarı çıktı. Gömlek dizlerine kadar uzanıyordu, kumaşın yumuşaklığı ve Bora’nın kokusu içini ısıtmıştı. “Kendi kıyafetlerimden daha iyi,” dedi kendi kendine gülümserken. Mutfağın kapısını araladığında

