BÖLÜM 46

1463 Words

Salih'in işlek kafeteryasında aylardır  kendime yer edindiğim aynı köşede  aynı koltukta, telefon elimde otururken kim bilir kaç dakikayı heder etmiştim. Zamanın zamansızlığıma eşlik etttiği o dakikaları yaşıyordum yine. Boynumdan kollarıma doğru uzanan sızı dayanılmaz hâl alınca ancak telefonu masaya bırakarak biraz ara vermeye karar verdim. Kollarımı yukarı kaldırdım. Birleştirerek sağa sola hareket ettirdim. Oturduğum yerden bedenimi esnetmeye çalıştım. Oyle ki etrafımdakilerin ne yapıyor bu deli der gibi bakışlarına maruz kalınca ancak  gerçek dünyaya geçiş yaptım.  Telefonu elime almadan önce üç beş kişinin olduğu masalar hınca hıç dolmuştu. Kafe dolup taşmış, garsonlar ellerinde ki menüyle sağa sola koşturuyordu. Dışarı baktım hava çoktan kararmaya başlamıştı. Güya Salih aklım dağı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD