canım" dedi. Onlarca cümleyi tek bir kelimeye sığdırarak. Birkaç saniye durdu. - aramışsın duymamışım "diye ekledi. Bulunduğu yerde şakır şakır yağan yağmur, bana inat edercesine bir şeyin üzerinde ses yaparken sesine karıştı. Doğru mu duydum acaba dedim. Bu yaşıma kadar duyduğum kelimelerin en güzelini, en anlamlısı işitmişim gibi, dizlerimin bağının çözülmesine mani olamadım. Olduğum yerde sendeledim. Yetmedi ikinci çıkışıyla, -sen ayakta durma istersen geç yatağına otur' der gibi konuşunca oturdum. Telefonu kulağıma daha çok bastırdım. - Dur bidenem. Saca yağmur vuruyor, sesini alamıyorum. Bekle bir köşeye geçeyim. Meğer yaşamımız boyunca hunharca harcadığımız kelimeler ne anlamsızmış. Çıkan dudaklara göre, söyleyen kişilere göre, ne çok anlam kazanıyormuş. Tek bir kelime

