Sezai ağabey kabullendi gibi söylediklerimi. Yahut; "biraz da diğerleri konuşsun bi bakalım neler olacak" diye düşünerek cevap vermeden, başını sallayarak yerine oturdu. Diğerleri de sohbetimizin üzerine, kendi aralarında konuşmaya başladılar. Herkes birbirine kaş göz oynatarak birşeyler söylüyordu. Tek tek herkesi izlerken, hakkımda olumlu ya da olumsuz cümleler kuruyorlar mı diye dikkatle ağızlarından seçmeye çalıştım. Fakat kendi aralarında anlaşırlarken, böyle mal gibi bakarak anlamam imkansızdı Hatem ve Osman enişte hâlâ arkamda bulunan masada oturuyordu. Özellikle Hatem'in ' ben senin ne olduğunu biliyorum. Konuş sen konuş! Güzel atıyorsun ' bakışlarına maruz kalmamak için bilhassa onlara yüzümü dönmüyordum. Adını koyamadığım bir hırs, beni fevkalâde gaza getirmişti. Konuştuk

