"Cevap verme lütfen. Sadece sus." Alpay hala omzuna başını dayamış bir halde ayakta duruyordu. "Birazcık böyle durmak, kokunu içime çekmek istiyorum o kadar. Çok güzel kokuyorsun." Çiçek afallamıştı. "Ben... teşekkür ederim." "Niçin?" Alpay homurdanmıştı. "Sana güzel koktuğunu söylediğim için mi?" Geriye doğru bir adım atıp aniden doğrulmuştu. O an Çiçek'le gözleri birleşmişti. Genç kız kıpkırmızı olan yanaklarını saklamayarak yavaşça evet manasında başını salladığında "Biri sana gerçekleri söyledi diye teşekkür etme Çiçek," dedi genç adam. Çiçek biran ne cevap vereceğini kestiremedi. Neden kalbi bu kadar hızlanmaya başlamıştı ki? Alt tarafı ona güzel koktuğunu söylemişti o kadar! Niye bunun için kızarsın ki! Kendine gelmeliydi! Sakin olmalıydı. "Ben... tamam... bir daha teşekkür et

