Suskunlukla sarmaladığın cümleler gün gelir boğazını düğümler. Devrim bir an olduğu yerden kıpırdayamadı. Afra’nın acı dolu inlemeleriyle kendine gelerek elindeki poşeti köşeye fırlattı ve hızla karısının yanına çöktü. “Özür dilerim,” diye fısıldadı endişe dolu sesiyle. Korkunun hüküm sürmeye başladığı gözleri Afra’nın bedeninde gezindi. “İyi misin? Bir şey oldu mu? Hamile hamile ne işin var sandalye tepelerinde?” Bir yandan söylenirken bir yandan da Afra’yı kontrol ediyordu. “Afra!” diye kükredi telaşla. “Ahhh!” Afra acı içinde yeniden inledi. Bir an nefesinin kesildiğini hissetmişti. Kasıklarında başlayan ağrıyla telaşla yerinden doğrulmaya çalıştı. “Dur hareket etme. Seni hemen hastaneye götüreceğim. Ağrın var mı güzelim?” Afra acısını azaltma arzusuyla derin derin nefesler aldı.

