Devrim yeni güne gözlerini açtığında karısı mışıl mışıl uyumaya devam ediyordu. Afra dün gece ona sırtını dönüp yatmıştı ama şimdi yüzünü Devrim’in göğüslerine gömmüş, kollarını kaçmasından korkarcasına adama sarmıştı. Devrim yüzüne yerleşen tebessümün farkında olmaksızın karısının saçlarına bir öpücük kondurdu ve kolları arasından sıyrılarak yataktan çıktı. Kabul etmesi gerekirse tuhaf bir ilişkileri vardı. Şu zamana kadar olanlar olması gerektiği gibi değildi ve Devrim bu durumdan artık sıkılmaya başlamıştı. Düğün günlerini kavgayla noktalayıp, yatağa kardeş kardeş girmek ancak ikisi gibi tuhaf insanlara özgü olabilirdi. Aşkından ölüp biten, peşinden ayrılmayan ve her defasında kendisini affeden sevgili karısının inat damarı tutmuştu. Birlikte güne tebessümlerle başlamaları gerekirken bü

