Lale Eve kadar sessizce gelmiştik. Turan, arabayı park ederken, ben hiçbir şey düşünmeden, gözlerimi dışarıya dikip bakıyordum. İçim sıkışmıştı, ama tek bir kelime bile edemedim. O anın ne kadar zor olduğunu, içimdeki karışıklığı anlatmak imkansızdı. Ne kadar boğuluyordum, hiç kimse anlamazdı. Turan arabadan inip, bana kapıyı açarken, kalbim bir yerlerde takılıp kaldı. Tam o sırada kapının önü aydınlandı. Annemin sert bakışlarıyla göz göze geldim. Bir anlık bir sessizlik, bir anlık bir felaketin habercisiydi. Annem gözlerimdeki şaşkınlığı fark etti. Çenesi titredi, suratındaki ifadeyi okumak çok kolaydı. “Sen ne demek istiyorsun?” dedi, sesi öfkeyle çatırdayarak. Yavaşça arabadan indim, adımlarım ağırlaştı, annemin bakışlarını hissettim. Turan’ın yanında durmaya bile cesaret edemedim.

