Turan Yol uzadıkça içimdeki sessizlik büyüyordu. Lale yanımda ama bana o kadar uzak ki… Aramızda kilometreler değil, söylenmemiş cümleler, tutulmuş bakışlar var. Ne o bana soruyor, ne ben anlatıyorum. Yüreğimde bir fırtına dönüyor, ama sesim çıkmıyor. Ve tam o an… Araba bir öksürük gibi sarsıldı, farlar söndü, motor sustu. Karanlık… “Ne oldu?” dedi Lale, sesi hafif ürkekti. “Durduk,” dedim sadece. “Araç bozuldu.” Telefonlar çekmiyor. Yolun iki yanında ağaçlar ve sessizlik… Derken uzakta loş bir ışık. Bir umut gibi. Bir yön, bir çıkış gibi. Oraya yürüdük birlikte. Adımlarımız farklı ama aynı ritimde. Yan yana… Ve kulübeye vardık. Terk edilmiş, eski… ama bu gece için tek sığınağımız. İçeri girdik. Soğuk. Sessiz. Biraz saman, biraz tahta gıcırtısı… Ateş yakmak için uğraşırken, onun ti

