Araf'tan Zaioğlu aşiretinin evinde toplanmıştık. İstanbul'dan gelen diğer ağalara da selam verip tekrar yerime oturdum. Hiç sevmesemde şu durumu, bulunmak zorunda olduğumdan sessizce konuşulan meseleyi dinliyordum. Ben öyle uzun uzun konuşmayı sevmem sorulan sorulara cevap verip arkama yaslandım. Telefondan gelen mesaj sesiyle gelen mesaja baktım. " S**tiiirr! " Sesim gür çıkınca masada bulunan bütün ağaları kendime döndürmüştüm. " Hayırdır Araf ağa, kötü haber mi aldın? " Boğazımı temizleyip bana merakla bakan ağalara " yok sorun yok" diyerek elimdeki telefonun aniden kapattığım ışığını kimse görmeyeceğinden emin olup tekrar açtım. Mesajda gördüğüm görüntüyle yerimde kıpırdandım. Bu burada yapılırmıydı? " Burada on iki yaşlı ağa'nın içinde bu yaptığın revamıdır de hele? " yazdım

