harika bir de mal gibi bu adamların tribini çekecektim. lavabodan çıkıp odaya girdiğimde annesi mehtap bana ters ters bakıyordu. uğur gozlerime odaklanmış beni süzüyordu.
"o zaman bir hafta sonra nikâh nikahtan hemen sonra da düğün olur mu Mehmet."
"olur kadim kardeşim olur."
"babacığım beni biraz daha ağırdan mi satsan acaba?"
siktir bunu sesli mi söylemiştim. herkes bana dik dik baktığına göre öyle
"yani kız evi naz evi babacığım öyle hemen vermek yakışmaz."
uğur dışında herkes gülmeye başlayınca derin bir nefes aldım. yine iyi kurtarmıştım.
hepsi ayaklandı, gitme zamanı gelmişti. babamla murat dışarda vedalaşirken mehtap kulağıma fısıldadı "iç çamaşırların güzelmiş evladım."
gözlerimi büyütüp mehtaba baktım. ama babam için bozuntuya vermemem gerekiyordu. gülümsedim.
uğur da arkadan aşağıdan bakar gibi bir bakış attı. annesi ayrı kendisi ayrı dert.
uğur yanımdan geçerken omzunu dürttüm.
"annen ne hakla iç çamaşırlarima bakıyor?"
"ne bileyim ben! babamla birlikte oda aklını kaybetti."
"gerçekten ailece sıkıntılisiniz"
"öyleyizdir. kız evi naz evidir sen nazina devam et."
çattık ya.
onları uğurladıktan sonra babamla içeriye geçtik
"baba ben bu çocukla evlenmek istemiyorum."
"o ne onların yanında densizce konuştun!"
"baba farkında mısın bilmiyorum ama beni istemediğim bir adamla evlendiriyor Sun?"
"ben gayet aklı başında bir insanım. töre neyi gerektiriyorsa o! sözümün üstüne söz etme."
"ne haliniz varsa görün!"
odama girip sertçe kapıyı kapattım. uğur yakışıklı kaslı ateşli biri olabilir. ama bu yine de benim öyle cins bir aileye gelin gideceğim anlamına gelmemeli. anlamadığım bir şey ise ugurun tavırları. kendini bulunmaz Hint kumaşı sanıyor.
gecenin saat on ikisine yakındı. telefonum aniden çalmaya başladı. gece gece hangi manyak beni arayabilir. uykulu gözlerle telefonu açtım
"alo evra nöbetçi dinleme kanalınız nasil yardımcı olabilirim?"
"beni boşalt evra..."
anlamaz bir şekilde bir anda doğruldum. bu uğurun sesiydi.
"kafayı mı yedin sen uğur!?"
"evet başka sorun yoksa beni göğüslerinle emzir!'
"defol git bunu sevgiline soyle."
"sana bir daha benimle böyle konuşmamanı söylemistim. altımda kıvrılmak mi istiyorsun evra?"
"saçmalıklarını dinleyemem daha fazla hoşçakal."
"zor durumdayım anlasana."
"beni ilgilendirmiyor uğur!"
telefonu suratına kapadım. tekrar arıyordu. bu çocuk gerçekten beni katil edecek
"telefonu sikmeme az kalmıştı iyi ki açtın."
"bana bak benimle bu şekilde konuşamazsın."
"iç çamaşırlarının rengi ne karıcığım."
"aman Allahım annen de sen de tam bir delisiniz!"
"üzerinde ne var şu an evra? sana seksi gecelikler yoluyayım mı?"
"offf uğur yeter artık!"
"bakire misin?"
"uğur yeter dedim."
"çok kötüyüm."
"geber!" deyip suratına kapattım. haketmişti.
yeniden uyuya kalmıştım, hissettiğim soğuklukla uyandım. cam sonuna kadar açıktı.
"off baba bin kere diyorum şu camimi acik bırakma diye."
cami kapatacakken ensemde bir nefes hissettim. tam çığlık atacakken iki eliyle ağzını kapattı. arkamı döndüğümde bu ugurdu.
"sen kafayı mı yedin ha!?"
uğur gözlerini büyütüp sus işareti yaptı.
"seni istiyorum."
"afedersin ama gerizekalı mısın?"
"dön!"
"ne?"
"bakireysen anal yapacağız."
yok ben daha sikicem bunun belasını.
"rica etsem ahmak ahmak konuşmazmısın?"
"annem tanga giydiğini söyledi. gerçekten tanga giyor musun?"
"ne saçmalıyorsun sen ya!"
"şşş sakin ol sikmem icin yalvaracaksin."
"kudurmuşsun sen."
hiç bir şey demeden üzerime yürüdü ne kadar aptaldı. beni itmesi ile yatağa düşmüştüm giydiğim şort yüzünden kendimi rahatsız hissetmeye başladım. ama onun pekte umurunda değildi. odanın kapısını kilitleyip bana geri döndü.
"bakiremisin değilmisin şimdi anlarız."