Küçük, parlak bir yıldırım Birkaç minik kelebek ölüsü Bir avuç nefret Ve bulutların göz yaşları Zamanın donmuş, parlak kristalleri Ölümden can bulmuş bedenler Bir tutam açlık Ve ağaçta sallanan cesetler Buruşmuş nefesler Birkaç harabe ev Bir sebepten aşk Ve sonsuz bir lanet “Çok güzelmiş ama bu çocuklar, böyle bir şiir için fazlasıyla tatlı değil mi?” diye sordu Asig. Yine Tuhaf kıza gözcülük ediyordu. Tuhaf bir şekilde gevezeliklerine alışmaya başlamıştı. “Bilmem, öyleler mi?” diye sordu canavar. Bakışlarını çocuklardan hiç çekmemişti. Bir kulağı dışarıda dönen tartışmada olsa da dikkatinin çoğu kısmını üç minik kız, daha çok kısmını gözlerini ona dikmiş bakan Asig çekiyordu. O kendisine böyle bakarken bir tuhaf hissediyor, hislerini tanımadığı için konuşarak bu tuhaf duygula

