16.BÖLÜM "RUH-U REVAN" Ruh-u Revan, ruhun zuhuru, ruhun ferahlığı, ruhun akışı. Yavaş adımlarla yanına yaklaştım. Tam önünde durduğumda bakışlarım ayaklarındaydı. Elini kaldırdı. Titreyen elimi kaldırarak elini tuttum. Elimi sıkıca tutarak okşadı. Hızla bedenimi bedenine çekerek kucağına oturttu beni. Heyecanla aldığım titrek nefesim kesildi bu hareketiyle. Sağ dizine yan bir şekilde oturtmuştu beni. Gözlerimi yavaşça yüzüne çıkardım. Dudakları suyla yıkanmasına rağmen kırmızıydı. İnsanda öpme isteği uyandırıyordu. Gözlerinin hemen altı, yanakları, kırmızıydı sıcak sudan dolayı. Gözleri ise buğulanmış ve parlıyordu. Titreyen ellerimi kaldırarak yanaklarına koyduk. Sakalı, avuç içime isyan edercesine batsa da umursamadım. Gözlerini kapatarak dokunuşumun tadını çıkardı. Gergince gülümsey

