bc

Kısa Korku Hikayeleri

book_age18+
16
FOLLOW
1K
READ
family
vampire
city
another world
like
intro-logo
Blurb

Kabus görmek her zaman aynı sonucu vermeyebilir. Korkularla yüzleşmek gerek. Başlamayı düşündüğümüz bir iş olursa tekrar tekrar düşünmek gerek. Yolu kendimiz çizeriz ve bu yoldan sadece sen yürüyeceksin arkandan başka kimse gelmeyecek yalnız sen.

chap-preview
Free preview
KÂBUS
Lara lavaboya gitmek için odadan sessizce çıkmıştı. Koridorda Alara'nın odasına göz attığında annesi, Alara'nın odasında yatağının başında duruyordu. Lara aldırış etmedi ve banyoya yöneldi. Ama merak ağır bastı. Alara'nın odasına baktığında annesinin hâlâ orada olduğunu gördü. İçine bir kurt düştü. Annesi o saatte ayakta olmazdı ve annesinin odasına gidip baktı. Annesi uyuyordu. "O zaman oradaki kimdi?" diye düşünmeden edemedi. Arkasına dönüp odasına giderken o hızla ona yaklaşmaktaydı. Kendini odasına zor attı ve derin bir nefes aldı; uyanmıştı. Her şeyin bir rüya olduğunu anlayınca yatağından kalktı. Elini yüzünü yıkamak için odasından çıktı, banyoya doğru ilerledi. Gözü istemsizce Alara'nın odasına kaydı; odada kimse yoktu, Alara uyuyordu. Bir nebze olsun rahatladı. Ama geri dönerken, odada biri daha vardı: annesi. Yatağının başında duruyordu. Lara irkildi; rüyasında ki korku şimdi gerçekteydi. Rüyasında ki gibi annesinin odasına gidip baktı. Annesi orada uyuyordu. Tam odasına gidecekken karanlık bir varlık elleriyle Lara'ya doğru geldi. Elindeki vazo ile saldırmak isterken, varlık onu boğdu. Ailesi büyük bir şok içindeydi. Ölümün nasıl gerçekleştiğini anlayamadılar. Anne doğaüstü bir varlığa inandı; Alara şüpheci idi. Son çare olarak bir medyum çağırdılar. Medyum eve girer girmez mistik bir hava hissetti. "Kurtulamadı ama sizi koruyabiliriz," dedim. Medyum dedi ki "Benim dediklerimi tekrar edin!" Hepsi tamam anlamında kafalarını salladılar. Medyum şu cümleyi kurdu "Kötülükler yok olsun, etrafımızda bir halka oluşsun. Bu halka bizi korusun. Ben kalksın diyene kadar da halka sizi korusun." Anne özel cümleyi kurdu "Kötülükler yok olsun, etrafımızda bir halka oluşsun." Söylediği anda bir ağırlık sardı; sanki etrafında görünmez bir halka oluşmuştu. Tüm aile birbirine baktı ve bir terslik olduğunu anlamışlardı. Zaten medyumun davranışı tuhaftı; sanki başka bir varlık onu yönlendiriyordu. Alara, belki yorgunluktan olduğunu düşündü ve banyoya gidip elini yüzünü yıkamak istedi. Elini yüzünü yıkadı ve aynaya bakınca yansımasında bir terslik vardı. Aynadaki görüntü bir anda boynunu kırarak onu öldürdü. Annesi sesi duyup geldiğinde, kızının cansız bedenini buldu. Artık medyuma güvenmeyeceğini anlamıştı. Ev sessiz ve korkutucuydu. Anne duygularını deftere yazarken, bir gün küçük kızı odasına geldi ve deftere bakmak istedi. Ama cevap alamadı. Oyuncaklarla oynarken kapının çalındığını duydu. Tak! Tak! Tak! Kapıyı açtığında yerde bir paket buldu. Paketi aldığı gibi annesine gitti. Annesi artık her sesten korkar olmuştu. Çünkü lanet bütün aileyi ele geçirmişti ve sırada kim vardı bilmiyorlardı. Her an her şey olabilirdi. Paketi dikkatlice açtı ve içinde Lara ve Alara'nın en sevdikleri bebek vardı ve yanında da bir not vardı. Notta şu yazmakta idi; "Seni görüyorum..." Bu mesajın anlamı ne idi? Ne demek istiyordu. Anne bir adım attı ve bebeğe yakından bakmak istedi ama birden etraf karardı. Birden kendini başka bir yerde buldu. Sonsuz bir boşluk gibi. Küçük kızı çok korktu. Pakete tekme attı ve koşarak odasına gitti ve babasını aradı. Annesinin başına gelenleri anlattı ve hemen eve gelmesini istedi. Babası gelir gelmez kızının yanına gitti ve onu teselli etmeye çalıştı. Daha sonra paketi eline aldı ve masaya koydu. Bebek dikkatini çekti ve notu okudu. Bebekte değişik bir şey vardı, yüzü yarık gibiydi. O kısma dokundu ve aynı karısı gibi o da başka bir evrene gitti. Bebek onları içine hapsetmiş; bir daha geri dönmemek üzere... O günden sonra bebek birden yok olmuş ve küçük kız Defne'de teyzesinde kalmak üzere oradan ayrılmıştı. Aradan yıllar geçti ve çocuklarına doğduğu evi göstermek üzere oraya geri döndü. Her şey bıraktığı gibi duruyordu. Odasına girmek istiyordu ama kapısında bir şey vardı. Açılmıyordu. Biri içeriden ittiriyordu sanki. Sonra zorla da olsa açabildi. İçerisi karanlık ve örümcek ağlarıyla doluydu. Oğluna "Gelme!" dedi. El fenerini açtı ve yatağına doğru gitti. Yatakta biri yatıyor gibiydi. Yaklaştı ve yatağı açtı. Yatakta o bebek vardı ve kafasını ona doğru döndürdü... Oğlum bütün bu olanlara şahit oldu. Koca bir ışık hüzmesi odayı kapladı. Defne odadan tam çıkacakken bir el omzuna değdi ve oğlubir hamle ile annesini kurtardı. Kapıyı hızlıca çekti ve kilitledi. O her ne ise kimseye zarar vermesin diye. Ama bir şeyi unuttular o lanet nesilden nesile bulaşacaktı. Belki de bulaşmıştı bile kim bilir. Oğlu Levent okula giderken dün yaşadıkları o tuhaf olay aklından çıkmıyordu. "O ne idi? O ışık nereden geliyordu? Odanın kapısı neden açılmadı?" Okula giderken aklından bu sorular geçiyordu. Okulun kapısına gelince duraksadı. Arkadaşları ile okulda toplanacaklardı. Bahçede onları beklerken gözü bir şeye takıldı. Camda biri vardı. Sanki ona bakmaktaydı ve kucağında bir bebek vardı. Ama okul kapalıydı, o içeri nasıl girmişti. Bahçede tedirgin olmuş bir şekilde arkadaşlarını bekledi. Akşama kadar bekledi ve akşam üzeri geldiler ama hava birden kapattı. Eve zar zor yetişti ve içeri girdi. Annesine gördüğü o kızı ve kucağındaki bebeği anlattı. Defne şaşkın gözlerle kapıya doğru bakmaktaydı. O kız kimdi? Ablasının bebeği onda ne işi vardı? Neler oluyordu? Birden annesi geldi ve ona dokununca korktu ve çığlık attı. "Kızım, son günlerde çok korkar oldun. Bir şey mi var?" "Evet varım. Ama bunu sana nasıl anlatırım bilemiyorum." "Anlat sen. Elbette bir çaresi vardır." "Bir zamanlar bizim ailede bir lanet vardı. Önce ablalarımı aldı. Daha sonra annemle babamı. Tam bu lanet bitti kurtuldum derken. Beni buldu; önce beni, sonra da Levent'i alacak. Bu defa daha güçlü." Annesi bir süre sessiz kaldı. "Peki Levent'e ne olacak?" Defne gözlerini oğluna çevirdi. "Bilmiyorum... Ama onu korumak için elimden gelen her şeyi yapacağım." Tam o sırada Levent kapının önünde belirdi. "Anne..." Defne ona döndü. "Ne oldu oğlum?" Levent'i yüzü bembeyazdı. "Bebek yine burada." Defne oğluna sarıldı. Tam her şeyin bittiğini düşündüğü sırada Levent'in arkasında küçük bir gölge belirdi. Levent, annesine baktı. "Anne... O yine burada." Defne yavaşça arkasını döndü. Koridorun sonunda, yıllardır kapalı duran odanın kapısı aralanmıştı. İçeriden bir bebeğin ağlama sesi geldi. Lanet bitmemişti. Sadece nesil değiştirmişti.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

ALİZE

read
5.8K
bc

Töre'nin Ağır Kırbacı ( Töre serisi 1)

read
133.5K
bc

KARANLIĞIN KALBİ

read
3.2K
bc

Korku Masalı

read
10.5K
bc

Gerçek mi, gölge mi? Hangisi senin?

read
1K
bc

KOMUTANIN GÖLGESİNDE

read
4.2K
bc

KIRMIZI DÜŞLER

read
8.1K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook